1 Kasım 2015 Pazar

ŞAKA MIYIM? ŞAKA MISINIZ?

Biz evliyken herkes bizim evde toplanır, pazar kahvaltısı yapılır, akşamüstü balıklar pişerdi.
Büyükbaba, babaanne, bazen görümce ve çocuğu...
Şimdi neredeler mi?
Bilmiyorum.
Artık ben de kalmıyorlar, normal olarak.
Onları yanında istmeyen kızlarında kalıyorlar, çünkü görümcemin çocuğuna bakıyorlar. Ara sıra da evlerine dönüyorlar.
Geldiklerini gittiklerini bile bilmiyorum artık.
Yazın bir ara iyice kanka oluştuk 'Ex' ile. Kuzguncukta karşılaştım onlarla, ikizlerim de yanlarındaydı. Baba günüydü çünkü.Babaanne, görümce, görümcemin çocuğu, ex ve ikizler.
Yanlarına oturdum, kahve söylediler, kahve içtik birlikte. Hiçbirşey olmamış gibi.
Gerçekten de hiçbirşey olmamış gibiydi. Ben hala 'anne' diyorum, görümcemin çocuğu bana 'yenge' diyor...
Bizimkiler havuza gitmek istediklerini söylediler. Görümcenin çocuğu da gelmek istedi. E hadi bize gidelim, hep birlikte havuza girelim, dedim.
Şaka gibi.
Görümcem, ex, yeğen, çocuklar... havuz keyfi yaptık resmen. Babaanne balkondan bizi izledi. Eve geldik, lahmacun söylemişler, oturduk yedik birlikte.
Sonra üç çocuğu birden yıkadım tam bir gelin gibi. Sonra kahve faslı.
Gittiler.
Ne mi oldu?
O günden beri görüşmüyoruz.
Ex isterse biraraya geliyoruz, yoksa gelmiyoruz. Benim elimde değil ipler görüldüğü üzere.
Herkes ortama uymaya çalışıyor hiçbirşey olmamış, yaşanmamış gibi...
Şaka bunlar ya, vallahi şaka billahi şaka.
Bundan dolayı galiba gerçek dünyaya alışmam zaman alıyor, ve insanları hala tanıyamıyorum, kendimi de. Ne istediğimi bilmeyince de, baka insanların isteklerini yaşıyorum. sonra ne mi oluyor? Onlar isteklerini, seninle  yaşamak istemeyince boşluk oluyor göğsünde kocaman hem de...

30 Ekim 2015 Cuma

BAŞKA ANNELERİN OĞULLARI

Hep tüh kaka dedik ya 'erkeklere!' Hani biz bekar anneleri çok üzdüler diye.
Belki siz demediniz ama  ben tam bir bencillik kumkuması oldum bu konuda ve dedim; çok dedim hem de... Ve onlara ne kadar kötü davranırsam sanki beni üzen o insanın hıncını çıkardım.
ANCAK!
Hiç haketmeyen birine, bir erkeğe gerçekten kötü davrandım. Ve ondan sonra şapkamı koydum önüme. 'Kızım' dedim, O da bir annenin evladı. Ben 'O'nun annesi olsam, beni döverdim'.
Herkes kötü değil, her erkek te kötü değil.
Sadece doğru iletişimde doğru kişilerle birlikte olmalıyız galiba.
Bazen 'Ex' için bile  O'na ne kadar kötü davrandığımı düşünüyorum. Beni üzmek istemediğini biliyorum aslında, Sadece zayıf karakterli olmasından kaynaklı kırdı beni.Gönlü başkasına kaydı işte. Beni ne kadar üzüp, yıkıntı yapacağını bilmedi, umursamadı, düşünmedi. Bu sözlerimle O'nu affettiğimi düşünmeyim. Hala 1,5 sene olmasına rağmen rüyalarımda yüzünü görmediğim saçları omuzlarında bir kadını evire çevire dönerken, Ex'e de deli gibi bağırıyorum. Bu kabuslarımda kolay kolay geçmez ama, başkalarından da bunun bedelini ödemelerini istemekçok büyük haksızlık olacaktır. Demek istediğim bu...

KİMLİK: ANNE

Anne olduktan sonra, nasıl yeni doğan çocuklarımız hayata alışmaya çalışıyor ise, "Anne" denen varlıkta anneliğine alışmaya çalışıyor. İçgüdüsel yaptığınız birçok hareketi zamanla çocuklar büyüdükçe sorgulamaya başlıyorsun. Süt verme, çocuğu uyutma, yıkama gibi motor hareketler Allah vergisi geliyor, ve bize kodlanıyor.
Ama sonrasında yaşadığımız dönemin getirdiği yaşam koşulları, sosyal çevre ile birlikte herkesin annelik vazifelerinde kodlarının dışında yetkinlikler oluşuyor. Bazı anneler daha rahat davranırken, bazıları çocukları ile yarışmaya başlıyor. Ben orta derecede bir anneyim. Çocuklarımın okulda karşılaştıkları bir sorun karşısında genelde soğukkanlı olup, feveran etmiyorum yani ortalığı ayağa kaldırmıyorum. Böyle anneler var etrafımda ve bu sefer onların beni gaza getirme durumlarına gıcık oluyorum. Ben o çocukların arkasında her zaman anne&babalarının olmayacağını hissettirmek istiyorum. Küçük sorunları kendileri halledebilmeli. burada bana düşen  doğruyu yanlışı çocuğun önüne koymak. Ama şunu da biliyorum ki, biz, çocuklara ne kadar olmaları gerekeni öğretmeye çalışsak ta onların da bir kodlaması var. Genetik diyoruz buna. Bu kodlama ile değiştirebileceğimiz değerlerin, alışkanlıkların, davranışlarının sadece %10'unu yönetebiliyoruz (bence). İkiz annesi olarak iki çocuğumunda farklı davranışlar sergilemesinden yola çıkarak bunu söyelyebiliyorum sizlere.
Anne kimliğimle ne kadar örtüştüm, ne kadar içime aldım ve kodlarıma ne kadar işledi bilemiyorum ama bazen zorlandığımı ve çalışan bir anne olarak  acaba ANNE kimliğimi tam yerine getirebiliyor muyum? diye de düşünmeden edemiyorum...

17 Ekim 2015 Cumartesi

YOLA DEVAM

Şimdi...
Dedi ki:"Yapamayız, olmaz"..
"Ağzımıza sı.rlar" dedi.
Eh madem öyle dedim, başkaları yapacağına biz birbirmizin ağzına...
Neyse.
E şimdi ne oldu derseniz, hüzün, ayrılık, yalnızlık, boşluk.
Hep aynı hikaye dimi bu yazdıklarım.
Herhalde herkesin başına gelen, benzer ilişkiler doludur.
Peki ben şimdi soruyorum.
İnsanlar nasıl yoluna devam ediyorlar?
Sordum, cevap vermek size kalmış?