7 Mayıs 2015 Perşembe

ARINMAK İSTİYORUM!

Dün kızları okuldan ex aldı, akşama getirdi. Tabiki eve götürmüş ve öbürü de oradaymış (malum kişi). Çocuklar akşam geldiler. Tabi laf arasında hemen O da oradaydı deyip tepkime baktılar yavrularım. Son zamanlarda yapmaya gayret ettiğim gibi “güzel vakit geçirdiniz mi” sorularıyla olayı geçiştirip deşmedim. Sonra ikizlerden biri kustu. Ne yedin dedim, pasta yedik vs. Dondurma yediniz mi? Hayır ama soğuk su içtim. Niye içtin? O verdi. Alllaaaahhh.. zaten atlamak için yer arıyorum. Açarsın telefonu. “Çocuk kustu, bi çocuklara bakamıyosunuz, o yanındaki oo… da söyle çocuklara soğuk su vermesin” Tabi telefonu da hemen kapattım. (Ex küfürün A sındayken). Sonra whatsuptan yazdı tabi,  cevap bile vermedim.
Bugün “bomba”; Ex kayınvalide aradı. Çok severim kendisini, O da beni sever. Daha önce burada da yazmıştım, okuyan bilir. “İşte telefon açıp küfretme” falan filan. Önce yanlış anladım, “sizinle konuşmayacağım” dedim. Kapadım, O aradı açmadım, sakinleşince biraz aradım. Dediği, Ex çok sinirleniyormuş, bana bir şey yaparsa diye korkmuş. Kısaca, benim başıma bir şey gelememesi için aramış ve Ex’in sinirinin normal olmadığını, çocuklarım için dikkatli olmamı söyledi. Beni ne kadar sevdiğini falan filan. Neyse dertleştik, ben daha çok onlar hakkında attım, tuttum, nasıl bunaldıysam.. Şu anda bile çok gerginim. Ne iyi olmuşta defolup gitmiş, düşündüm. Tekrar düşündüm ve sonuç olarak, o malum kişiyi önce bir hakkını vereceğim ilk gördüğüm yerde, sonra da bu karaktersizden beni kurtardığı için teşekkür edip, kanlı yanaklarından öpeceğim.

(Bu yazıyı hemen olaylardan sonra yazdım, çok ağlamıştım, üzülmüştüm. Hem de işyerinde. Onca toplantının arasında.Yayınlamadan önce şimdi tekrar okudum ve ne kadar nefret dolu yazmışım. Ben nefret duygularını içimde barındırmamalıyım, ve arınmalıyım bir an önce. Bu yazıyı  bana ders olsun diye yayınlayacağım yine de...)


6 Mayıs 2015 Çarşamba

KADIN SANA DİYORUM... KENDİNE GEL!


Biliyorum ki bu hayatta ömrüm kısa olacak. Yaşadıklarım yaşattıklarım yaşayacaklarım kısa. Hiseediyorum ki herşey kısa, az vakit kaldı.Bugünlerde böyle hissediyorum, sanki benim gibi bir insan bu dünyada yapamıyor artık. Ve galiba evrene kötü mesajlar veriyorum.


1 Mayıs 2015 Cuma

GÜZELLLL!

Bu aralar ikizlerden birinin sinirleri bozuk. Herşeye sinirleniyor, saatlerce kıyafet problemi yaşıyorum. Onu giymem, bunu giymem..En çok duyduğum kelime de "Anne yaaaa..."

Bu nedir yaw, erken ergenlik mi?Ben böyle anneme tavırlı halimi lise yıllarımdan hatırlıyorum. Herşey bu dönemde çok mu hızlı ilerliyor? O zaman poku yedim, afedersiniz. Bunların okul zamanı ne halt edeceğiz bakalım.

Ve... bu arada; Hayatta en çok zevk aldığım şeyi de yaptım bu sabah. Erkenden kalkıp, herkes uyurken, evden tüyüp (yanlış anlaşılmasın çocukları evde yalnız bırakmıyorum, 1 mayıs nedeniyle misafirleirm var), arabayla ormana gidip, giderken de en sevdiğim müzikleri dinlemek. Orada da bir cigaraaa içip, tekrar dönmek. Kötü enerjiyi orda bırak, eve dön. Reiki zamanlarım geliyor nitekim anacım (Duyan da reiki biliyorum sanacak, Cık! bilmiyorum, sadece bir arkadaşım el verdi kendince."el vermek" neyse anlamı artık :)"

26 Nisan 2015 Pazar

ACIYORUM!

Bu "acıyorum" acımak değil, hani içi kanar ya insanın, ondan. Acıyorum. Ağzımda ekşi bir tat.
Hani "ballı lokma tatlısı aman hadi hayırlısı" nın zıt durumu. Hani eline birşey geçiceğinden değil, ya da bir beklentin olduğundan da değil. Ama karşındaki insanın yaptığı bazı şeyler acıtır ya seni. Çaresiz kalırsın. Dökülür gözünden yaşlar. İncinmişsindir.Çökertmiştir seni bir hareketle yine. Ayağa kalkarsın hemen. Ama bir gece dibe inersin, uyuyamazsın da boğazında bir yumruyla sabahlarsın. Öyle bir gece işte bu gece benim ki. Hazmettiğimi sandığım şeyleri aslında arkaya attığımın, kolay kolay da hazmedemeyeceğimi anladığım gecelerden biri. Emin olun yarın işte toparlamış olurum ama işte bu geceyi atlatmak var ya, sabaha çıkabilmek! Neyse ki çocuklarıma yansıtmadım birşeyi de yavrularım mışıl mışıl uyuyorlar. Kendi içimde ve ex'e döşediğim mesajlarla aramızda kaldı.
Nitekim dostlar konu: evliliğimin yıkılmasında payı geçen "ikinci şahsiyet" durumunu ben çok zor atlatıyorum. Hani dediler ya bana "bak göreceksin nasıl onlar olacaklar"; "Başkalarının mutluluğu üstüne mutluluk olmaz, onlar da görecekler"." Ayrılacaklar, birbirlerini sevdiklerini sanacaklar" .... Hepsi boş. Benim gördüğüm evliliğe doğru giden bir süreç. Ve tatil gününde çocuklarımla "ailecik" oynadıkları bir gündü bugün.
Burada, o söylenen lafların, böyle ilişkilerin yürümediği saftsataların nedeni biz eski eşleriz bence. Ne kadar rahat verip vermediğimize mi bağlı, olayı büyütüp büyütmediğimize mi? bilemiyorum. Biz arada olduğumuz sürece bu tip ilişkiler belki yürümüyordur. Ama şu ki; ben arada değilim, kenarda bile değilim. Hiç akıllarında bile değilim. Herkes gibi onlarda bencil hayatlarını yaşıyorlar. Yanlış mı? Valla bu devirde  Makyavelist olmayan kaldı mı? Varsa da, buyrun beri gelsin o zaman.