12 Nisan 2015 Pazar

MİLO ile MİYA

Bu haftasonu ikizlerle bayağı bir gezdik. Pazar günü gittiğimiz bir kır lokantasında tanıştık Miya ve Milo ile. Sahipleri farklı bu köpekçiklerin, türleri de farklı. Biri minnacık , biri de azman! İkizler hep peşlerindeydiler. Tabi azman olanda küçücük hanımefendi Miya nın peşinde. Eh doğanın kanunu, dişi kaçıyor kovalayan binbir çeşit. cüssesine bakmadan:) Küçük olanını, ikizlerden biri tasmasıyla sürekli gezdirdi. Sağolsun sahipleri de çok iyi insanlardı, izin verdiler. Bu arada diğer ikiz de arkasında sürekli "Ben de sürebilir miyimmm" diye geziyordu. Allah'ım sürmek istedi hayvancağızı yaw:) Bu küçük lokantada geçirdiğim keyifli zamanlar bütün negatif enerjimi aldı ve inanın yanımda bir koca eksikliği hissetmedim ve çocuklarımda bir baba eksikliği hissetmediler. Kimse karışmadı bana, yapma diyen olmadı, içme diyen olmadı, "off yoruldum gidelim buradan" diyen olmadı, "beş karş suratla karşımda oturan gene, hiiiç olmadı". 
Bu aralar tanıdık tanımadık herkesten duyduğum cümle  "Çok güzel bir enerjiniz var, harikasınız" . Hatta bir tanesi toplantıda yeni tanıştığım bri bayandan geldi. Düşünün hele ki bir bayan bir bayana iltifat edecek:) 
Anlayacağınız dostlar; kendimi bulma, hayatın tadına varma, ve annemin her zaman dediği "koca herşey değil kızım"  anektodlarını yaşıyorum. Allah nazarlardan korusun:) Tık!!! Tık!!! ( tahtaya vurun siz de anacım... okumuş mokumuş inanıyoruz işte netçen...)

26 Mart 2015 Perşembe

KABULLENME AŞAMALARI

Kalk kızım kalk! Saat:06:30...Çocuklar uyanmadan kalk. Gir duşuna hadi!Ohhh sıcacık su. Neeee! Şampuan bitmiş, neyse sabunla hadi.
Kurma kafanda kızım kurmaa!
Bitti geçti işte...
Hadi hayatına bak sen.
Kalk kızım o buz gibi taşın üstünden.
Hadi hasta olacaksın.
Bak şimdi çocuklar uyanacak!
Seni bu halde, ağlarken, görmesinler.
Hadi topla kendini, yıka yüzünü.
Kabullen artık.
Biliyooorummm!
Herşeyin farkındasın tamam at kafandan artık.
Bak kes şimdi ağlamayı, hemen!
Evet aynadaki ne mi?
Acıyorsun!
YAPMA!
İşinde gücünde, çocuklarının başındasın. GÜÇLÜSÜN SEN!
Hadi bakiimm hadiiii.
Yıka şu yüzünü.
Hadi yola devam.
Yeni bir gün başlasın....

22 Mart 2015 Pazar

FINDIKLI KURABİYE

Daha önce tarçınlı havuçlu kek tarifimi okuyanlar, nasıl bir tarif vereceğimi az çok tahmin etmişlerdir.
Bu nişan kurabiyesi aslında. Ex ve sevgilisi için yapıyorum:)

1 kase margarin, cıvık olacak. Aynen aldatan eski koca ve sevgilisi  gibi.
1 su bardağı pudra şekeri ( bu benim:))
2 yumurta sarısı (nasıl elde edileceğini bilen bilir, iyice yumurtaları kırıyorsunuz)
Fındık ve tabi ki fındıkları kırmak için fındık kıracağı. Lütfen demirden olsun bu kıracak iyice ezmek gerek fındıkları.
Kabartma tozu, un vs. klasik hamur.
Efendim cıvık margarinin içine bendeniz şekeri katıyorsunuz, o şeker öyle bir ortalığı karıştırıyor ki...O yağlar ortadan kayboluyor. Kırdığınız pardon canını çıkardığınız fındıkları da karıştırıp, iki yumurta sarısını (hayal edin) katıp un ile iyice yediriyorsunuz. Ortaya iğrenç bir karışım çıkıyor. Sakın bunu pişirmeyin, daha da beter olur tadı. Hemen çöpe atın anacım. Bu kadar kırık fındık ve o yumurta sarılarıyla  yenmez bu kurabiye...Ağır gelir bize..

16 Mart 2015 Pazartesi

SALAĞIM SALAKSIN SALAKLAR...

Haftasonu ikizlerden bir hastalandı, ateşlendi. Cumartesi ex geldi, yanından ayrılmadı. Gece de gitti yeğenine baktı. O gece ne oldu bilmiyorum, bilmekte istemiyorum ama. Her gün çocukları soran, uyku saatinde uyudular mı diye yoklayan adam Pazar günü yokoldu. Hiç tık yok. Akşam geçti yine yok, çocuk ateşler içinde. Her zaman yanımızda olacaktı ya. Püfff. Muhtemel kavgalı sevgilisiyle barıştı. Pazartesi sabah whatsuptan mesaj atmış, "Günaydın, Naptınız". Cevap:"İyiydiler". soru:"...ikiz nasıl odu, iyileşti mi". Allahhhhhhhhh. Tutmayın beni. "Bana bak dedim, beni zıvanadan çıkarma, gezmiş tozmuşsun kalkıp şimdi mesaj atıyorsun" Böyle böyle. Karşılıklı atışmalar başladı. Ne varsa döktüm içimdekileri. Rahatladım.Beni suçlayabildiği tek şey "çocukların saçını taramıyorsun". Bir gülmeye başladım. Allah'ım sen akıl fikir ver. Bir daha  haber vermeden gelmiyorsun ve alman gereken zamanda alıyorsun, dedim. Dedim de dedim. İyi mi ettim bilmiyorum, ama pişman mıyım. Cık! Hiç hem de. Bir arkadaş (okuyunca kendini tanıyacak), "Seni kuma yapmak istiyor" demişti de, ben de konduramamıştım. Daha geçen hafta o kadından kurtulmak istediğini ağlayarak anlatan adam gitti, bu hafta içine yine şeytan kaçtı. Bir manik, bir depresif. Biliyorum, eveeeet...Duyuyorum sizi. Herşey ben de bitiyor. İzin verme kızım, tamam. Tamam da olmuyor işte. Karşımda koca adam ağlıyor gel yemek yaptım yemek ye,diyebiliyorum. İyice salağım yani. Böyle olunca geliyor, alışamadığı yeni hayatından kaçınıp bizim eve sığınıyor.
Salaksın işte, salak.
Belki şunu da düşünüyorsunuz şimdi"Hala seviyorsun". Yok vallahi. Sevgi falan yok, alışkanlık. İki çocukla, kaloriferi tek başına tamir etme, lambayı değiştirme gibi durumlarla tek başına uğraşma durumu beni geren. Bunları yaparken bir küfür sallıyorum içimden okkalı.