15 Mart 2015 Pazar

ACIMAK YOK!

Cuma gecesi, ikizlerden  biri ateşlendi. Cumartesi geldiğinde öğrendi. Niye haber vermedin dedi. "Haberdar olmak isteyen gitmezdi" demedim bu sefer. Bu lafı söylemekten ben bıktım, o bıkmadı. Elbette ki haberin olmayacak. Hasta zamanlarında yanında olamadığın gibi, güzel anlarını da kaçırmaya devam edeceksin.Bu kadar basit. sen bir tercih yaptın. Ve benim alilemi senin aileni bu tercihi yapmaya zorladın. Arkanda kaç kişinin hayatını etkilediğini bilmeden, herkesin kalbinde derin kırıklar yaratarak bir tercih yaptın. Keşe bu kadar eziyete değseydi, ama görüyorum ki öncekinden daha da mutsuzsun. Çok yazık, acınası bir durum. Çocuklarımın anıları benle daha çok oluyorken, babalarıyla ilgili ne kadar az var. Çocuklar hatta babaları ile ilgili birşey anlatırken "Anne, eskiden biz babayla buraya gelmiştik.." gibi "Eskiden" diye başlayan cümleler bile kurmaya başladılar. Dün hasta diye yanından ayrılmadı miniğimin. Ben de diğer ikizi alıp gezmeye götürdüm. Akşam da beyefendi yeğenine bakacakmış. Ha bu arada onların ailede abisi, kızkardeşi herkes boşanmış olduğu için, çocukları birbirlerine bırakıyorlar. Kızkardeşinin yemeği varmış, gece çocuk baktı. Hiç sesimi çıkarmadım, oh olsun dedim. Burada kendi çocuklarının başında değilsin maşallah ama heryere yetiyorsun inşallah...
Not: Resmin sahibini bilmiyorum, beğendiğim için kullandım. Umarım birilerinin hakkına tecavüz etmemişimdir.

13 Mart 2015 Cuma

DE GİT...

Bir akşam arkadaşlarla dışarı çıktık, Cuma gecesi. Biraz kaçırmışım, eve girip yattığımı pek hatırlamıyorum. Olur öyle arada:-) Ex çocukları uyutmuş, gitmiş. Farkında bile değilim. Sabah kalktım, paltomu yere atmışım, asmamış tabi ki,Vesaire vesaire... Eğlendim ya, dışarı çıktım ya.. Sabah geldi erkenden, Çocukları alıp gezdirir misin dinleneyim biraz dedim. Çocuklar tutturdu sen de gel diye. Yok hayır olmaz, dedim. İkizlerden biri apartmanı ayağa kaldırdı. Hadi aşağıya kadar indireyim dedim. Neyse indik. Bu arada ex çocuklar ağladığı için yine donup kalmış, bönn bakıyor afedersiniz. tutukluğu var bu konuda, nasıl baş edeceğini bilemiyor. Ya bağırıyor ya da çıt yok.
Neyse indik arabanın yanına, ağlama devam ediyor. Daha yukarıda ex, sen de gel dedi, düşmedim bu tuzağa. Hadi dedi susmayacak gel işte.. Ehh tamam. Çıktım yukarı. Bekledim. Aradım sustu mu diye? Susmuş olsaydı inmeyecektim. Ben olsam ağlasa da götürürdüm, Neyse gittik beraber nitekim, kahvaltı ettik, eve geldik. Cık ! gitmiyor. akşam oldu, evde telefonu bırakıp markete gitti.
Telefonu çaldı, 5 dk sonra yine. 1 dakika sonra yine. Açtım, sevgilisi."Hannnnnfenndiiii markete gitti, telefonu evde bırakmışş " diye bir carladım, yanımda olsa saçını başını da yolmuştum. Cılız bir ses "peki" dedi. çat kapadım. Girdim whatsup mesajlarına, kavga etmişler. Hem de benim evde olmadığım, çocuklara baktığı akşam. Muhtemel sorun olmuş. Ohhh olmuş.. Gerçi bana ne de.
Ex geldi , ver poşetleri dedim, şimdi hemen gidiyorsun arayıp duruyor, kavgamı ettiniz ne halt ettiyseniz" hadi bakalım  dedim. Gitmedi, yalvardı. "Ondan kurtulmak istiyorum" dedi. Neden kurtulmuyorsun o zaman? Rezillik çıkacak dedi??? anlam veremedim. O an suratına çakmadım ya. Şu an bunu yazarken kendime hayret ediyorum. Ul..e...nnnn! Siz 15 yıllık evliliğin içine ettiniz, rezillik çıkaracağımdan hiç korkmadınız da, üç günlük yavşağın çıkaracağı rezilliği mi düşünüyorsun!! De git Allah'ını seversen, çabuk de git....

ETİKET ÖNYARGISI

Yeni ayakkabı aldığınızda altında etiketi olabilir!
Lütfen o beyaz etiketleri sökün!
Sökülmüyorsa, süngerle çıkarmaya çalışın.
Olmadı tel ile kazıyın!
Lütfen!
Çünkü, çok kötü duruyor.

Ben böyle birini gördüğüm zaman  kendine özen göstermeyen birini görüyorum sanki. Belki abartmış olabilirim, Önyargılısın! diyebilirsiniz ama ne yapayım, o beyaz etiketi görünce tanıdık tanımadık kim olursa , O'nu ters yüz edip ayakkabısının altındaki etiketi kazımayı hayal ediyorum. Batıyor, hem de aacayip. Manyak mıyım nedir?

8 Mart 2015 Pazar

HUYSUZ İHTİYAR

Şu an nerde miyim? İnanın ben de bilmiyorum. Check-in de acayip bir yeri gösteriyor ama Riva'ya çok yakın olduğumu anlıyorum. Berbat bir sabahtan sonra çok değişik bir yerde olmanın rahatlığını ve kimsenin beni tanımamasının verdiği huzuru yaşıyorum.
Polonezköy'e gelmeden bir yola saptım ve yoluma yüzlerce köpek çıktı, çok acayiptiler. Ve her tarafta derma çatma köpek kulübeleri vardı. Ve hepsinin üzerinde "HUYSUZ İHTİYAR" yazıyordu.


Çok bozuk yollardan devam ettim yoluma, iki köyden geçtim. Eski evler, köy yumurtaları. Daha sonra Mustaf Şevket köyünden Riva tabelasını takip ettim. Ve sonra nereye mi geldim. 5-6 arabanın durduğu Mola Rest. yazan yere. Kuruluş 1986. Acayipti. Etrafta in cin top oynuyordu. Ama kuruluş 1986. Kurulduğu zaman muhtemelen yolu da yoktu. Ama içeride gayet üstü başı düzgün, önde son model arabaların durduğu bir yer. Muhtemelen modelcilerin yeri.  Girdim ve bu yazımı yazdım, sade bir kahve içtim, biraz bal yedim.