8 Ekim 2014 Çarşamba
Grafiker mi!!!
Benden uzak dursunlar. Bu grafikerler bende uzak dursun anacım.. Muntazam olacak muntazam olacak diye diye. Benim taslağım böyle değildi diye diye ..telefonda kafamı ütüledi...bu nedir ya.. Hem projenin asıl sahibi olsun hanımefendi hemde hiçbir çalışmaya "çok yoğunum" diye katılmasın.. Sonra da taa 6 ay önce yaptığı taslakla ahkam kessin. Biz o taslağın üzerinden kaç tane toplantı yaptık hatta sende katıldın, değişiklikleri ben k.ç.m..mı uydurdum şimdi beğenmiyorsun?Hııı? Sorarım size dostlar ben bu kişiye sinirlenmeyeyim de ne yapayım? Ben de bir güzel" bu projenin asıl sahibi sizsiniz.. şu şu toplantı odasında danışmanlarla çalışıyoruz, buyrun gelin burada fikirlerinizi paylaşın" demişim çok mu (e tabi arada başka sert sözlerim de olmuştur)? Bekar Hanım beni azarladı diye kosssskoca kadın sen git direktörüne şikayet et.. Güleyim mi ağlayayım mı, bilemedim. Neyse ki direktörle konuştuk , benim niyetimi anladı.Amacım üzüm yemek bağcıyı dövmek değil, iş yürüsün.. Direktörle de aram fena değildir. "O çok naif, kırılgan, sen birazcık alttan al falan filan" neyse hanımefendi geldi yine çok yoğunmuş bugünkü çalışmaya katılamayacakmış, surat düşmüş.. Ne diyeyim ben Allah'ım.. Bilemedim. Evet insanları kırmakta istemiyorum ama burada da sizin enayiniz yok.. Hiiiç kusura bakmayın. Emeğimi yedirtmem yani.
Moliere mi???
Moliere'in di galiba..İnternette aradım metni ama bulamadım malesef:(Üniversitede tiyatro kulübünde çalıştığımız kitapta bir metin vardı. Gölcük depreminde askerliğini yaparken rahmetli olan çok değerli bir arkadaşım vardı. Bu akşam rahmet istedi demek ki... Yattığı yeri malesef kimse bilemiyor, kayıp oldu ve bulunamadı:(
O'nun o kitaptan okuduğu bir metin vardı; evirip çevirip, değiştirip cümleyi felsefe yapardı:
"Başka adamların başka karılarını aldatan çok adam gördüm ama benim gibisini görmedim"
ya da
"Başka kadınların başka kocalarını aldatan çok kadın gördüm, ama benim gibisini görmedim"
Seviyorum kelime oyunlarını...
1 Ekim 2014 Çarşamba
GARİP!!!
Garip’in iki anlamı var. Bir insanın garip hali. Hani derler
ya “vah vah çok garip olmuş, gariban olmuş diye”. Diğer bir anlamı da; anlam yükleyemediğimiz konulara “garip” dediğimiz anlamı. Bir insan bu iki anlamlı
hali de yaşar mı. YAŞAR , yaşar. Anlayacağınız garip kelimeleriyle dolu
günler yaşıyorum. Her iki, anlamında da...Artık ben yazıp da afedersiniz sizin de beyninizi ütülemek istemiyorum :(
Asıl; yaşadığım gariplikleri anlatmak yerine güzellikleri
paylaşayım artık sizlerle.
Haftasonu bir eğlenmişim, bir gezmişim sormayın. Kıs kısa
başka bir şehri gezmeye gittik. Aynı yataklarda mı yatmadık. YattıkJ Otelimiz yakışıklı
subaylarla mı kaynamıyordu.KaynıyorduJ
Tabi benim gibi sabah kuşu olmayan diğer arkadaşlarım bu güzelliklerin
bazılarını kaçırmış olabilirJ
Allah’ım ya tatil de de 06:30 da kalkılır mı? Huyum kurusun işte.. Gün kaçacak
diye erkenden kalkıyorum. Kalkmakla da kalmıyorum en geç 08:00 de hepsini
arayıp cepten bir güzel de uyandırdım mı! UyandırdımJ Değişik yerleri gezip,
çimenlerde mi yuvarlanmadık! Yuvarlandık.
Aha da o çimenlerin resmi işte...
Eh.. bilen de bilir:) burası neresi ???
9 Eylül 2014 Salı
POOOK Gibiyim!
İkizler okula başladığından beri akşamları çok zor uyuyorlar
uykuları geliyor ama 23:00 ten önce
uyumuyorlar. Düzenleri bozuldu. Akşam en son ben de sinir krizi geçirdim,
oturduk üçümüz ağladık. Sonrasında ikizlerden biri kustu. Meğer okulda dondurma
yedirmişler, mideyi üşütmüş. Yavrum ondan uyuyamıyormuş. Neyse komple yatak üst baş hepsini bir güzel
değiştirdik. Yatağa inci tanesi gibi dizildik, üç bayan. Vallahi kızlar dedim
ben dayanamıyorum uyuyacağım, sızmışım ağlayarak. Onlar ne zaman uyudular hiç
bilemiyorum. Sürekli bır bır bır... okula gitmeyeceğim, uyumayacağım, anne
canım sıkılıyor, anne dişlerim çıkmasın ağrıyor... gürülteleri arasında resmen
sızmışım. İyi ki sızmışım yoksa kendime birşey yapardım.
Kafamı duvara doğru
vurmak istediğimi hatırlıyorum bir ara..
Nitekim sabahı hayırlısı ile
ettik,sabahta şükrettim ters bir hareket yapmadığım ve ex’i arayıp ana avrat
küfretmediğim için. Haketmiyor mu,
dibine kadar hakediyor. Ama ne dedik: “Seni Allah’a havale ediyorum” aynen
böyle. Hiç yokmuş gibi düşünüyorum. Annem sabah dedi ki “onu arayıp ne yapacaktın”,
“bir de o olsaydı o çocuklardan beter, boşşşveeer olmaması daha iyi”; vallahi
bu kadın var ya bir de okusaymış filazof olurmuş. Öyle akıllar veriyor ki,
saatlerce konuşmuyor öyle. Sadece bir cümle ediyor, tamam. Ama bu dönemde
anneciğimi de hırpalamadım değil, çok ağladığım ,bağırdığım dönemlerim oldu. Özür
dilerim annem dediğimde bana ne dedi; “bana bağır , bağıracaksın tabi başka
kime bağıracaksın, ağlamak istiyorsan da ağla, ağlamak iyileştirir” . Yaaa işte
annelik böyle birşey, ne kadar kırıp döksen de onlardaki çocuklarının sevgisini
hiçbirşey yıkamaz.
Seni seviyorum annem, iyi ki varsın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


