4 Eylül 2014 Perşembe

TTNET SENDROMU!



Bilmem kaç kere telefonla aradılar, taahhütünüz bitiyor kampanyanızı yenileyelim. Tamam yenileyelim, ama hat şu kişiye ait onula görüşmemiz gerek. Hat bu arada kayınpederin üstüne kayıtlı.
 “Yanımda değil şu anda, telefonu burada arayın “ vesaire.. Onu da aramamışlar. Dün en son faturayı görünce olaya müdahil aradım ttnet müşteri hizmetlerini ayağa kaldırdım. Kayınpeder gibi aradım. Ama kadın sesiyle. İsim Hasan. (örnektir) Hasan Hanım, anne kızlık soyismi.. Cııık tutmuyor. Ev adres… Geriye dönük oturduğumuz 4 adresi de vermeme rağmen tutmuyor. 

Kardeşim dedim 75 yaşında kadınım  beni uğraştırıyorsunuz, takım liderinizi verin dedim.  Anlattım derdimi, nufüs kağıdını fakslayın falan filan.. Eeee fakslyacağız da ben Hasan Hanım’ımJ Nasıl olacak, resmi görünce ortaya çıkacak. Eh dedim artık olan olmuş, o kadar uğraştım, ofiste konuşurken milleti güldürmekten öldürmüşüm.. Temem ya buna da tamam kardeşim dedim.. Şimdi cevap bekliyoruz sevgili müşteri hizmetlerinden.. Hala benimle  “75 yaşında kadınım yormayın beni”  diye ofiste dalga geçiyorlarJ Yoksa içim 75 yaşında mı oldu , çabuk adapte oldum. Çocuğum, evladım diye konuşma başladım alimallah…

1 Eylül 2014 Pazartesi

BOMBAAAA...

...GİBİYİM...                                  
Bu sabaha acayip özgüvenli ve mutlu kalktım. Kızlarım; okulun 2. günü okula gitmek istemediklerini:( söyleselerde valla ben pozitif olduğum için herhalde okuldan ayrılırken süperdiler. Maşallah diyorum kediciklerime...

İşyerinde bazı değişiklikler var bu dönemde, bu da beni gerdi birazcık. Ama bilgi ve altyapıma baktığım zaman, bu haftayı atlatırsam yeni gelen üst yöneticimizle gayet uyumlu çalışabileceğimizi düşünüyorum. Durgunluk halimden dolayı ben proaktiflik gösterememiş olabilirim. Ama bunu atlatırım ben ya:) Ezik halimden kurtulayım bir... Eziiikk miyim  u...l..eeennnn benn. 
HAVUÇLU KEK TARİFİ:

4 adet ex koca yumurtasını kafasından kırın; 2 su bardağı şeker ile iyice eriyene kadar karıştırın ki ex kocanın acı tadı iyice gitsin..
2,5 su bardağı bembeyaz un, 2 tatlı kaşığı tarçın, tabiki kabartma tozu ve vanilyayı bir kaba hazırlayın.
2 adet ex koca tipinde havucu iyicie rendeleyin anacım. 1 limonu rendeleyin, rendelerken kocanın kafasını rendelediğinizi düşünün...
Sonra ex kocanın gözleri büyüklüğünde (siz anlarsınız) cevizleri iyice dövün, ben bayağı eze eze hal oldum  çekiçle iyice canını çıkardım cevizlerin..  1 bardak kadar olsun...

Hepsini karıştırın, cehennem sıcaklığında pişirin, sonra da çöpe atın, gidin kendinize bir kahve yapın.. OHH be hayat güzel deyin..








Okulun İlk Günü:)

İkizlerle akşam geç saate kadar dolaştık (geç saat dediğim 22:00 oluyor tabi ki:) ... Ne isterlerse aldım, balon aldım, şeker aldım, pasta aldım... kuzenleriyle oynadılar. alışveriş merkezinde oradan oraya koşturdular. Tabi akşamda pestil gibi uyudular. Sabahta okul:) Allah'ım şükürler olsun ki o kadar güzel hiç problemsiz kalktılar, hazırlandılar ki. Okulda öğretmenlerine sarıldılar.. Nasıl mutluyum, nasıl özledim şimdiden onları. Kokularını, dokunuşlarını, yumuşacık yanacaklarına mucccuuukkk diye yapışıp  öpmeyi:) Kuzularım benim. Allah'ım sana şükürler olsun, onlara sağlık sıhhat ver yarabbim.

30 Ağustos 2014 Cumartesi

Gülücük...

Sadece....


"Aldatanlar aldatmakla yetinmezler; onlar, ihanete uğrayandan bunun için üzülmemesini, kahırlanmamasını, dertlenmemesini, sevdiğinin bir başkasıyla yaşadığı hazzın üstüne kendi acılarının gölgesinin vurmasına izin vermemesini de isteyecek kadar BENCİLLEŞİRLER. İhanetin yarattığı ve hem aldatanın hem aldatılanın hayatına yayılan kederli gölgeyi, isterler ki aldatılan temizlesin, aldatanı vicdan azabından, suçluluktan, bir başkasını haksız yere üzmüş olmanın utancından kurtarsın; bunu elde edebilmek için aldattıklarının önünde alçalmayı, kendilerine acındırmayı, gülünç şaklabanlıklarla bir gülücük koparmaya uğraşmayı mubah sayarlar ama ne yaparlarsa yapsınlar bu armağanı aldattıklarından alamazlar; aldatılan, elinde kalan son silahı asla kendini aldatana gönül rızasıyla teslim etmez."


Ahmet Altan,  "İsyan Günlerinde Aşk"...