26 Ocak 2016 Salı

KOMŞU ABİ-HORLAMAAAA!

Ex'ten boşandık, gece horlamalarından kurtulduk güya.
Çocuklar uyuyunca ev sessiz, tık yok.
Yatak odası da malum sessiz.
Ama kardeşim.. Nedir bu horlama sesi yaaaa.
Hani kurtulmuştuk.
Yandaki komşunun horlamalarına kalkıyorum!!!
O'nu da boşayacağım şimdi. O'nda iki çocuk var, dört çocuk zor. Bakamam. Yoksa...
Offf..

3 Ocak 2016 Pazar

2016 ÖFKESİ

Haftasonu...
Kardan dolayı evde mahsur kaldım.
Yürüyüşe de gidemedim.
Kurdum da kurdum kafamda.
Tabi eskisi kadar değil.
Başucumda okuduğum üç tane farklı kitap..
Asla bir kitap okuyamam.
Hepsini bitiriyorum Allah'tan. Bitmezse bendeki huzurluğu anlatamam.
O kitap bitecek.
O ev temizlenecek.
O kekler, poğçalar yapılacak.
Yemek tabi ki es geçemem yemeği de.
İş mailleri okunup, temizlenecek.
Planlı dosyalarımdaki To Do listem gözden geçirilecek.
Ve tabi ki pilates atlanmayacak..
Hısrlı kadınım nitekim, EX'e göre de dünyada tanıdığı üç zeki insandan biriyim.
Eh hal böyle olunca ne zaman kafanda kuruyorsun be kadın diyeceksiniz.
Bu enerjiyle ona da vakit buluyorum hiiiç merak etmeyin.
Ne mi kuruyorum?
Ex ile kadını düşünüyorum. Evelendiler mi? Ne yapıyorlar?
Çocuklarıma nasıl davranıyorlar?
Bunları kuruyorum kafamda.
Sonra iki damla gözyaşı.. Bitiyor. Hemen kapatıyorum.Ama bitmiyor bu kitap, hep başucumda.
Ama bu kitabın bitmesi gerek artık.
Başucumdan bu öfke dolu, beni yiyip bitiren kitabı bitirmem gerek ve sonra da  kütüphanemin raflarında yerini almalı artık.
Ama nasıl?
Nasıl önüme bakıp hayatıma devam edeceğim?
Yardım almama rağmen, bilemiyorum, hiç bitmeyecek gibi geliyor. Neredeyse iki sene olacak ama bitmiyor mendebur öfke içimde...

27 Aralık 2015 Pazar

İŞE YARAMAZ KOCALAR...

Bana hep "Mor Çatı Sığınma Evi" türünde bakıcılar düştü.
İlkinde ki;
Koca içer, çalışmaz, bizimkisi hem temizliğe gider sonra da  bizim kızlara bakmaya gelir.
Bir deri bir kemik kalmış çalışmaktan.
Psikololjiyi hiç söylemiyorum.
Ne oldu peki?
Aklına girdim, zaten akıllı kadındı. Kocayı zorladık işe girmesi için, üçüncü işte tutturduk.
Kendisi de sigortalı iş buldu.
Üzüldüm baştan ama çok çok iyi oldu. Şimdi haftasonları görüşüyoruz.
Çok daha iyi, gözü gönlü açılmış, kendini değerli hissetmeye başlamış.

Şimdiki bakıcım ise, alem birşey.
Kocayı 17 sene önce yatakta basmış başka kadınla.
Adamı bacaklardan bıçaklamış ama kendide 18 yerinden bıçaklanmış adam tarafından, ölümlerden dönmüş.
Hemen boşanmışlar, kendini müdafadan bizimkisi kurtulmuş. Ama hastanelerde bayağı sürünmüş, bir sürü ameliyat geçirmek zorunda kalmış.
Adam 7 sene içeride yatmış. O zamanlar 9 aylık olan bebekleri şimdi 17 yaşında.
Adam hapisten sonra çıkmış ama ayağın biri sakat, hatıra bıraktım diyor bizimkisi.

Bunu ne yapacağım bilmiyorum, halen düşünüyorum.

O'nun bana faydası oldu biraz aslında, EX ilk duyduğunda tek kelime edemedi, alt dudak sarktı:)
Haberi yoktu böyle bir geçmişi olduğundan.
Çocukları görmeye geldiği bir akşam anneme anlatıyormuş gibi anlattım.
Yorum yapmadı, O'nun gibi erkeklere gerçekte neler yapıldığını anlamıştır da  benim ne kadar basiretli bir saf olduğumu bir kere daha görmüştür umarım.
Ucuz kurtulmuşsun bak EX'çiğim..
Git bir yasin okuttur da şükret haline...
Şu an sen de topal geziyor olabilirdin..

20 Aralık 2015 Pazar

AKUPUNTUR-2

Cumartesi 2. seansı yaptık. Bu sefer sağ kürek kemiğimin olduğu yer acayip acıdı ve sağ elim. Çok biriktirmişim, bundan kaynaklanıyormuş.
Akupuntur yapan Çinli uzman ile seansta biraz konuştuk sonra uyuya kalmışım.
İş hayatından ve tabi ki asıl rahatlamam gereken özel hayatımdan bahsettik.

"Özgeçmişin zenginleşti, biliyor musun? " dedi.

"Nasıl?" dedim.

"Evlendi, boşandı, öldü,
 Ama diğer insanlar.
"Evlendiler, öldüler"...

Gülmeye başladık...İğneler acıttı canımı gülerken ama güzel cümleydi, hoşuma gitti.