4 Temmuz 2015 Cumartesi

ÇOCUKLARIM...

İkizler bu haftasonu babaannelerine gittiler, Yani şehirdışındalar. Sabah onları uğurlamak o kadar zor geldi ki. Evet, biliyorummm. Haftasonu zaten babalarında kaldıkları oluyor. Ama bu sefer durum biraz daha farklı. Daha önce yazdığım gibi kayınvalide ve kayınpederi severim. Hatta bir keresinde şöyle bir cümle kurmuşluğum bile vardır " bu evlilikte son zamanlarda kocamdan çok kayınvalide ve kayınpederimi daha çok sevdim " diye. Gittikleri şehri de bir o kadar severim. Sürekli gittiğimiz ve güzel vakit geçirip evimize döndüğümüz o şehre, o eve, çocuklarım bensiz gittiler işte. Aklım onlarda kaldı. O şehirle ilgili bensiz anıları olacak. Orada geçirdikleri mutlu anları görememek.Ve uzakta olmaları. Özledim yavrularımı, kokularını, herşeylerini.. Hayatımda ki vazgeçilmezliklerinin gün geçtikçe bu kadar artacağını hiç düşünmemiştim. Bu duygulara hazırlıklı değilmişim. İnsan çocukları olmadan yarım diyorlar ya.Çok özlüyorum onları. Gece kalkıp odalarında gidip öpüyorum, kokluyorum. Allah'a da hergün şükrediyorum.

30 Haziran 2015 Salı

SELAM OLSUN


SELAM OLSUN…

#Deli Anne# nin Selam ile ilgili şu yazısına istinaden bugün işyerine gelir gelmez selam vermeye o kadar dikkat ettim ki. Pür enerjili koca bir Günaydın dedim… Ve POOFFF. Birkaç kişiden yarım ağız günaydın aldım, bir kişinin sanki sesi daha yüksek çıktı,  brikaç kişi ise kafa kaldırmadı bile.
Olmadı. Ben her zaman Selam vermeye özen gösteren bir insan olarak karşımdan bu nezaketi görmediğimde bütün günüm eksik geçiyor gibi geliyor. Benkarşımdakine saygı gösterip, enerjimi yönlendirirken, karşı taraf bana sadece negatif enerjisini hediye ediyor. Bu haksızlık.İnsan da heves kalmıyor ki? Düşünün sabahleyin evden çıkarken iki harika, dünya tatlısı (maşallah) çocuk üç defa yanaklarımdan öpüyor, arkamdan “anne hoşçakal” diye el sallayıp öpücük gönderiyor. İşe geliyorsun “BETON”..
Glaiba insanlar artık sürekli birbirlerini görünce nezaketi mi unutuyorlar? Birine “saçın güzel olmuş” diyorsun, yanlış anlıyor, cevap vermiyor.. Birine başka bir şey.. Güzel şey söylemek bu kadar mı zor karşındaki insana. Ya da söylediğinde bir teşekkür etmek. Ama canı gönülden yarım ağızla değil. Kimse  kimsenin suratını çekmek zorunda değil ayrıca. Ve senin bu yaptığın bana, ne olmuşsa olmuş nezaketsizliktir. O zaman sizin samimiyetinizden şüphe ederim ve dostluğunuzdan ve arkadaşlığınızdan. Demek ki sizler “ GERÇEK DEĞİLSİNİZ”… PÜFFFFF
 

22 Haziran 2015 Pazartesi

ANAAANEE EVİ

Geçen hafta izinliydim. şehirdışına çıktım ilk defa ikizlerle.Ben kullandım arabayı ... Yavaş yavaş 3.5 saatte vardık:) ne kadar iyi geldi , anlatamam. Uzun yolculuk benim fobimdi. Hiç şehirlerarası araba kullanmamıştım ve bir ay öncesine kadar köprüyü bile geçmemiştim. Bunu başarmış olmak iyi hissettirdi. Ikizler çok eğlendi anneanne evinde. Sokakta oynadılar, denize girdiler, akraba ziyareti yaptılar. Değişik geldi onlara. Sokak görmedikleri için, annemin oturduğu koca mahalleyi site sandılar. Diyolog şöyle " anneeee biz annaaanenin sitesinin bahçesinde oynayabilir miyiz." :) eh sokakta oynama keyfini alınca hiç gelmek istemediler içeri. Bir de markete gittiğimiz de yoldan geçen at arabasına " anneeee at! Bak ne güzel araba" deyip bizim esmer vatandaşlara da öpücüklerle el salladılar:)  Tabi esnaf bu uzaylılar da kim diye bakmadı değil.  Olsun , nitekim süperdiiiii:)

13 Haziran 2015 Cumartesi

KALMASINLAR...

Kalmasınlar bu akşam sen de... Kalmasınlar. Üçünüz aynı yatakta yatsanız bile, kalmasınlar işte.. O da orada biliyorum. Benimle olması gereken anıları çalışyorsunuz benden. Çocuklarımı nefret ettiğim biriyle paylaşıyorsun, anneleri ile olacağına. Bunun nekadar acı verdiğini bir gün anlarsın. Aslında, tam tersi benim de öyle bir durumum olur ve ne kadar yıkıcı, kalbinin mengene ile sıkıştırılmış olduğunu hissedersin. Kendimi yenilmiş hissediyorum. Bu adamı istemiyorum. Sadece çocuklarım oradayken çok kötü oluyorum. Kabullenemiyorum. Çocuklarıma o kadının dokunduğunu, onları beslediğini, güldürdüğünü.. Allah bu duruma kimseyi düşürmesin. O kadar yıkıcı ki..Ne olursunuz durun artık.