23 Haziran 2014 Pazartesi

Kadın Sığınma Evi Gibiyiz Valla....

Allah'ımmm sabahleyin bir curcuna bir curcuna...3,5 yaşında iki tane hiç susmayan küçük bayan, anneanne, bakıcı ablamız ve O'nun kızı..

Banyoda saçımı tarıyorum, bir gürültü , bir telaş, herkes bir oda da.. Biri kahvaltı hazırlamaya çalışıyor, ikizler ellerinde tef coşmuşlar. Ne oluyoruz yaa sığınma evi gibi olduk valla dedim... Ex kocanın dediği gibi "mağdurum da mağdurum.. mağdurum da mağdurum...:):) hehaheahhha:)" çok güldüm ya sabah sabah kendi kendime...



SGK Doğum Parası..Ex Koca!

Bilmiyorum bu konuda bilgisi olan var mı? Ama ben doğum izninde iken maaşımı SGK verdi. Benim bildiğim doğum parası bu. Şimdi çocuklar neredeyse 4 yaşına gelmiş, Ex koca tutturmuş 3-4 brüt maaş doğum parası her bir çocuk için veriliyormuş diye.. Ben daha ne diyeyim? Adam evden gittikten sonra bunları takip etmeye başladı. Herşeyi ile  ben uğraştım,şimdi  adam atmaca! Bir de yine bana diyor: araştır, muhasebeye sor diye.. Çok merak ediyorsan sen sor.. sooor...sorrr.. Adamı hasta ederler ya..  Bir kere de sen sor  ya...Bu kadar mı bencil olur insan.. Ona sorsan ama herşeyi o yapmış vs. Beyefendi " yönetilmek" istiyormuş:) Bana böyle dedi ya. Ya davar mısın ki sen güdülmek istiyorsun:):):) Zaten gizli yönetiyordum seni, sen farkında değildin şekerim:) Her istediğim yapıldı, daha anlamadın mı?


Tüm güçlü bekar annelere, Sevgilerimle.

19 Haziran 2014 Perşembe

Ziyaretçiler...

Yıl 1983-1984... herhal  tam emin değilim ama..Ziyaretçiler dizisi vardı, her Pazardı galiba. En çokta fareleri kere de ağızlarına götürüp yeme sahneleri var ya.. Hayatta unutmam. Sanmayın ki korktuğum, iğrendiğim vs birşeyden unutmadığımı. Hoşuma bile giderdi. Vay anasını derdim, koca fareyi nasıl yiyorlar. Acayip bir durum biliyorum.Ama ne bileyim bayılırdım bu diziye. Çok değişik gelirdi. Hayal gücümü zorlardı sanki..
Ne zamandır aklımdaydı ziyarteçiler'i yazayım diye. Ne bilem işte paylaşmak istedim (fare istedi canım herhal:) çatlak mıyım ben ya..)..


Sevgiler.... (bu yazıda böööle sevecen bir kelime de abes mi kaçtı ne...)

18 Haziran 2014 Çarşamba

Arabayı vurursam GALP şeklinde vururum...


İnce topukları çekmişim, şifon gömlek giymişim, toplantım var. Migrenime rağmen süslenmiş püslenmiş hazırlanmışım.. İkizlerin okul da tatil. Onları okula bırakma derdi de yok. Artık işe geç kalmam için bir sebep yok. Sallana sallana arabayla işe gidiyorum. Hatta baktım vakit var, orman yolundan gidiyorum. Ağaçlık, sessiz huzur verici...Sap soldan dönüş yap derken (tüüü benim migrenime-ilaçlar uyuşturmuş kafayı-uçuyorum sanki..) refüjün üstünden geçiverdik. Sonuç; aşağıda.... Kalbimi arabaya gömdüm sonunda arabaya gömdüm..

Karşıdan marketçi bağırıyor, bişey oldu mu abla (ne ablası uleennn cillop gibi hatunum kim der iki çocuk annesi) . Yok olmadı dedim, çektim kenara, aradım işyerini. Gelip beni alsınlar diye. Çıktım kaldırıma yaktım bir sigara.. Tühh lan dedim koyduk mu arabanın aq..... Boşver gitsin... Buna da ağlamayacağım dedim kendi kendime. Zaten 1 aydır poku yemişim afedersiniz. Kendime de söz verdim, bundan sonra ağlarsan senin ağzı... sıça....m dedim.

Durum bu..
Aha da  kalbim...