23 Ekim 2016 Pazar

NEDEN

Neden?
Bu sorunun hayatlarımızda anlamsız olduğu o kadar çok yer var ki?
Neden benim başıma geldi? Kimseye bir şey yapmamıştım. Dürüsttüm, kimsenin hakkını yemediğimi düşünüyordum, evime bağlıydım, işimde gücümdeydim.
Neden benim başıma geldi?
İşte biz aldatılmışların en çok içlerinden geçirdikleri sorulardan biri bu.
Ve cevabı yok, anlamı yok.
Hiç sormayın bu soruyu kendinize.
Gelmesi gerektiği için gelmedi başımıza bu.
Ya da kötü olduğumuz için de gelmedi.
Bunun bizimle hiç ilgisi yok.
Suçlamayın kendinizi, aramayın bir cevap.
İlla bir cevap istiyorsanız,  artık karşı taraf seni sevip saymadığı için, sana vereceği zararın onun umurunda olmadığı için, sizi hayatından sildiği için oldu bunlar. Bunların hepsinin nedeni karşı taraf ile ilgili. Sizinle hiç ilgisi yok. Neden sevmediğini ise hiiiç sormayın kendinize yoksa atlatamazsınız. Çakılır kalırsınız orada, kerpetenle bile sökemezler sizi. Milyarlarca insanın yaşadığı bir dünyada bırakın da bir kişi sevmesin sizi. Geçmiş anılara takılıp o anları sanki başkasıyla yaşayamayacağını sanmak ise daha da derine iter sizi.
Hayatınızda doğumdan gençliğinize kadar olan kocaman bir zaman diliminde o kişi hayatınızda bile değildi. Ve sevdiniz onu. Yine şu ana kadar karşılaşmadığınız bir kişiyi sevebilirsiniz, sevilebilirsiniz.
Umudunuzu kaybetmeyin. 
Ve kendinize acı veren sorular sormayın. Bu sorular O'nun umurunda bile değil çünkü. Sadece kendiniz çalar kendiniz oynarsınız. Ruhu bile duymaz.

18 Eylül 2016 Pazar

ÖNYARGILI YUMUŞAKÇALAR


Arka masada yaşı 50'lere yaklaşmış bir çift.
İkisinde de yüzük yok.
Kadın kot tulum giymiş.
Selülitli bacaklarını ortaya çıkaracak kadar kısa.
Erkek, tişörtünü kot pantolonun içine sokmuş.
Ayağa kalkınca göbeğini çekiyor.
Çocuklar parkta oynuyor, arasıra onlara bakmak için kalkıyorum.
Ve çok yakın olan masalarda konuşmalarına kulak misafiri oluyorum.
Erkek "İyi insanlar güzeldir" diyor.
Devam ediyor.
"Güzel olan insanların hiçbir zaman kötü olduğunu görmedim".
Bu önyargılı bakış açısına sahip olmasalardı, ben de onlarla ilgili yukarıdaki gözlemlerimi yazmazdım...
Maalesef, böyle sığ bakış açıları oldukça insanlar birbirini yargılamaya devam edecekler.
Muhtemelen karşısındaki bayanı etkilemek için, ona iyi olduğunu söyleyerek aslında güzel olduğunu ima etmek niyetinde olan bu zavallı öküzsü beyin acaba o kadını elde etti mi?
Merak ediyorum!

28 Ağustos 2016 Pazar

MICHAEL JACKSON mı MADONNA mı?

80'li yıllarda çok küçüktüm, asıl 90'ların çocuğuyum. En küçüğüyüm evin. Benden büyük bana eziyet etmeyi seven bana kölelik yaptıran iki kardeşim vardı. Hala var tabi:)
Onların sayesinde çok iyi müzikler dinledim. İyi kitapları okumayı ve iyi müzikleri onların sayesinde keşfettim. Mahallede tek yabancı müzik dinleyen kızdım. Benim müziklerimle dalga geçerlerdi.
Anlamazlar, sıkılırlardı.
O dönemde ve şimdi de müzikte hayatımda üstüne pek kimseyi koyamadığım Michael Jackson ve Modanna bir numaramdı. İkisini de birbirinden ayıramazdım. İkisi de birbirine rakipti. Kadın olduğu için Madonna'ya ne kadar hayran olsam da galiba benim Michael'ım bir taneydi. Hala kilplerini izleyip "off nasıl yaptı o hareketi" demekten kendimi alıkoyamıyorum. Müzik ile dansı bu kadar iç içe geçirebilen bu dönemde kim var bilemiyorum.
Diğerleri de vardı. Onlarında hakkını yiyemem. Queen , Sonra Guns'n Roses, sonra Bon Jovi (ki Axl o benim kıçımı yesin demişliği vardır kendisine ama olsun ben bon jovi'yi de seviyorum)...Böyle çok iyi müzikler çok gruplar dinledim, kardeşlerim sayesinde. Güzel kulağım oldu, iyi müziği öğrendim. Daha birçokları da oldu. Ahhh. Ama Michael var ya, sen bir taneydin. Hala öylesin adamım.
Umarım huzuru diğer tarafta (varsa) bulmuşsundur... Umarım.

21 Ağustos 2016 Pazar

NEYİNE SENİN MÜJDE

Cuma günü eğitim arşatırma hastanesindeydim. Neymiş? Çocukların ruhen ve fiziken uygun olmadığına dair rapor almalıymışım, yoksa çocuklar devletin kaydettiği ilkokulun birinci sınıfına gidecekmiş.
Öldüm anam, koştur koştur 5 kilo verdim. İmzalattığım yer ile doktorun olduğu bina arasında 1.5 km var yaklaşık.
Sıcağın altında. Bir de stresi üstüne, ya okul kabul etmezse kaygısı? Bu kadar uğraştığıma mı yanayım, yoksa olmazsa ne yapacağım kısmının stresiyle mi kavrulayım!!
Neyse halloldu.
Şehrin bir ucundan bir ucuna doğru yola koyuldum. Okula gidip evrağı vereceğim.
Şükür problemsiz halloldu.
Aradım Ex'i...
"Müjdemi isterim, hallettim" dedim. O ana kadar çok ilgili olup dakika başı mesaj çekip yoklayan Ex; bu başlangıç cümlemle
"Ya seni duyamıyorum burası çok sesli" dedi.
"Hallettim, hallettimm dedim".
Ex'ten gelen cevap "Ha orasını anladım, tamam" dedi..
Anlamadığı yer "Müjdemi isterim" kısmıymış meğer...
Offf Allah'ım ya...
O an...;
O'nu çamaşır sulu sıcak mı sıcak leğene koyup, beyazlayana kadar leğende bastırmak geldi içimden..