13 Haziran 2015 Cumartesi

KALMASINLAR...

Kalmasınlar bu akşam sen de... Kalmasınlar. Üçünüz aynı yatakta yatsanız bile, kalmasınlar işte.. O da orada biliyorum. Benimle olması gereken anıları çalışyorsunuz benden. Çocuklarımı nefret ettiğim biriyle paylaşıyorsun, anneleri ile olacağına. Bunun nekadar acı verdiğini bir gün anlarsın. Aslında, tam tersi benim de öyle bir durumum olur ve ne kadar yıkıcı, kalbinin mengene ile sıkıştırılmış olduğunu hissedersin. Kendimi yenilmiş hissediyorum. Bu adamı istemiyorum. Sadece çocuklarım oradayken çok kötü oluyorum. Kabullenemiyorum. Çocuklarıma o kadının dokunduğunu, onları beslediğini, güldürdüğünü.. Allah bu duruma kimseyi düşürmesin. O kadar yıkıcı ki..Ne olursunuz durun artık.

8 Haziran 2015 Pazartesi

İKARUS

Ateşe uçan ikarusları bilir misiniz? "O" ateş ben "İKARUS"... Kaçmalıyım, Bitirmeliyim. "ATEŞ" beni yakmadan uzaklaşmalıyım.
Bu akşam içiyorum. Uzuuuun zamandan beri sebebi ilk defa "EX" değil.
Evet "ANNEYİM", "BEKARIM". Duygularımı da bu dönemde çöpe atmadım ya. Attığımı sandım ama atmamışım. Atamamışım. Katılaştığımı sanmıştım.Ama salaklık baki işte... Soruyorum dostlar eski insanlar nasıl yapabiliyormuş. Kocaları öldüğünde hayatlarını sadece çocuklarına adayan o "KUTSAL ANNELER"var ya.. Onlar geceleri yastığa başına koydukarında nasıl uyumuşlar, hiç hayal kurmamışlar, hiç başkasını özlememişler mi? Keşke duygularımı silip şu iş hırsımın önüne geçirmesem onları. Galiba tam burcuma uygun bir şekilde "DENGESİZİM" . Ne istediğimi ben bilmiyorum, bilen varsa da beri gelsin.
Özlüyorum...
Özlüyorum...
Hem de çok...
Özlüyorum...
Akşam yatarken yanımda birinin sıcaklığını.
Cumartesi kalktığımda içimde ki ateşi söndürecek birini.
Ailecek yapılan planları.
El ele dolaşmayı.
İki kişi sinemaya gitmeyi.
Seçimleri konuşmayı.
İş yerinin dedikodusunu yapabileceğim kişiyi.......

ŞİMDİ BANA KAYBOLAN YILLARIMI VERSELER... (eveeeet Sezen Aksu elbette ki.)

Duygularıma yenilmeseydim; şu an üniversitede  Profesör olarak öğretim görevlisiydim ve sünepe kılıklı başka bir öğretim görevlisi ile evli olup, okul lojmanında takılıyor olurduk.... Şimdi buna keşke diyorum ya.. İyice manyamışım  (Ne Türkçe ama!) !!!

4 Haziran 2015 Perşembe

MİGREN

Bir projeye dahil oldum işte... Canım çok sıkkın, vakit yok. Tatil hiç yok!!!  Deli gibi iş var. Kafayı yemek üzereyim. Baş ağrısından uyuyamıyorum. Düşün düşün düşün... Offff.. Tek derdimiz bu olsun. Boşver kızım! Bunu diye diye mala bağladım. Migrenden doğru düşünemiyorum artık!!

19 Mayıs 2015 Salı

İLK GÖRDÜĞÜM AN!!!

Nasıl gidiyor? Bu bana bağlı...
Pok gibi mi gidiyor?
Hayır...
Mükemmel mi?
Hayır...
Kısa bir hikaye anlatayım.

Üniveristeli kız haftasonu için evine gitmek için otobüse biner. İki saatlik yolda püfür püfür sigarasını içer, otobüste.
Şehre vardığında hava kararmıştır. Küçük şehirde başına birşey geleceğini hiç düşünmemiştir. Ta ki o geceye kadar. Akşamın karanlığında ara sokaklardan tepedeki evine ulaşmaya çalışır. Hiçbirşeyi umursamadan. Etrafına bile bakmaz. Korkacak birşeyi yoktur çünkü. Çünkü o özgüveni yüksek kızın başına babasının vefatı dışında hiç kötü birşey gelmemiştir, şimdiye kadar. Ara sokaklardan ilerlerken bir "piştt" sesi duyar. aldırmaz. İlerlemeye devam eder. Çingenelerin tahtalarını söküp, tam bir harabeye çevirdikleri eski ahşap evlerin olduğu yolda aklına hiç kötülük gelmez. O çünkü çalışarak, özel ders almadan üniversiteyi hem de iyi bir bölümü bileğinin hakkıyla kazanmıştır. Özgüveni doruktadır. O dünyada herşeyi yapabilecektir, yapacaktır, buna inanmaktadır. Yürümeye devam eder, ama "pişşt" sesisni tekrar duyar gibi olur. Harabe evlerden birinden geliyordur ses. Etrafına bakmaya başlar. Farkında olmadan tedirgin olduğunu hisseder. Yürüyüşlerini hızlandırır. İstemdışı. Kendiliğinden vücudu harekete geçmiştir. Neredeyse sırtındaki ağır çantaya aldırmadan koşacaktır. Tam o sırada karşısına pislik çıkar. Penisi dışarıda. Dişleri dökülmüş.Kız, o kendine güvenen kız ilk defa korkar. Ne olduğunu bilmediği boktan dünyanın önünde sereserpe durduğu an anlar özgüveni yerlerdedir. Korku gerçek... Koşmaya başlar, adam O'nu yakalamaya çalışır. Ama sarhoştur pislik. Yakalayamaz. Kız eve kadar koşar, koşar. Eve geldğinde annesi birşey anlamaz. Annesi asla küçük kızının başına böyle şeyler geleceğini tahmin bile edemez.

İşte böyle hissediyorum yine...