27 Ekim 2014 Pazartesi

Şaşkın LÜÜFERR!!!

Evliyken, kayınpeder kayınvalide bizde çok kalırlardı. Şimdi de isterlerse her zaman başımın üstünde yerleri var. Onlarla gönül bağım farklı çünkü. Hele babamı küçük yaşta kaybettiğim için, kayınpederimin yeri ayrıdır. Severim kendisini. Hele memleketli olması daha da bir hoştur.. İşte böyle biz hep birlikte iken,pazar günleri bu sonbahar dönemleri özellikle- bizim evde güzel balık sofraları kurulurdu. İkizler salonun ortasonda oynar, biz de balıkları çaktırmadan ağızlarına sokardıkJ Sofrada rakı, şarap ve bira ... Kayınpeder eski hatıralarını anlatır , bayılrıdım onun anlattıklarını dinlemeye , aynı şeyleri tekrar tekrar dinlerdim . Hele Van’da kaldıklarında oradaki hikayeleri anlatırken  onların şiveleriyle anlatmaları , sevecen, insancıl ...Büyük insanların anılarını dinlemeye bayırlırım zatenJ  Üzerine de fıstıklı tahin helvasıJJJ Offf ne keyif olurdu. Masayı topladıktan sonra, kendime az biraz şarap ayırır onu keyifle içerdim sakin sakin... Mutluydum ya. Hayatta en keyif aldığım, aile olduğumuz hissettiğim anlardandı bu balık geceleri....



Şimdi mi... Dün öğleden sonra  kızların babası geldi, onlarla evde vakit geçirmek istedi, ben de dışarı çıktım. .Gezdim dolaştım, akşamüstü geldim.. Kızlara yemek hazırlamaya başladım velakin.. Kibarca sordum sen de ,ister misin? “Yok ya  babam arayıp duruyor  balık yapacakmış.. şimdi gideceğim “ dedi. Bir yutkundum, bir kez daha yutkundum. Gitti.. Balık yemeye gitti. Mutfakta kızlara hamburger hazırlarken, bir ağladım bir ağladım, açtım musluğu kızlar sesimi duymasınlar diye... Balık için ağladım resmenL Sonra boşver be kızım dedim.. koy d.t.ne gitsin.. Hamburger yaptım kızlara .. Onlar da ilk defa sonuna kadar herşeyiyle bir yediler :) Nasıl mutlu oldum. Keyfim yerine geldim. Bir de yorulmuşlar erkenden bir uyudular. Ben de kendime hamburger yaptım. Bir bardakta kırmızı şarapJ Keyfim yerine geldi.. Bir daha da balık için ağlarsam ne olayım dedim..

Gideceğim, boğazda kendime lüfer ısmarlayacağım işte.. Hıhhhh...

20 Ekim 2014 Pazartesi

Soyismi Değişikliği...

    

Neden ben mağdurmuşum gibi davranılıyor. Boşanmanın bence en aşağılayıcı en ayrımcı en küçük düşürücü olan şeyi nedir  bir kadın için biliyor musunuz? Tek bir şeydir o da…Kadının soyismi değişikliği.. Bunun dışında hiç..!!! Bir de devlet  bunu tüm dünyaya duyurmak için, elektronik devlet olmuş ya! Tüm sistemlerinde yememiş içmemişler güncellemişler. Her yerden bu değişikliği pöööörrtletiyor karşıma. Seçim kağıdında, ssk da, vs... Eskiden bir evrak üst kattan alt kata 6 ayda inerdi. Ne güzel günlermiş meğersemJ   Eski kocalar hala işyerlerine evliyim diyebiliyorken  ben bunu heryerde güncellemek zorunda mıyım?

Yaşadığım en sıkıcı durumda şöyle oldu: Geçenlerde iş yeri hekimine ilaç yazdırdım. Tabi ki şirkette bilinen soyismimi verdim. Heryerde olduğu gibi bizim şirkette de vah vahçılarla, ne oldu neden ayrıldınız diyen sanki ailemin birinci ferdiymiş gibi özelime karışabileceğini düşünen densizler var.. Neyse, bugün şirketin anlaşmalı eczacısının kalfası gelmiş, sekreterya da ağzını yaya yaya “soyisim değişikliği olmuş herhalde.. doktora yazdırırken bir daha o soyismini verin.. sistemden bulamadık”  llleeeen...!!!  kadınn kadın.... o yayvan ağzını ıslak laylon terlikle döverim.. haberin olsun.. dedikodunun kol gezdiği sekreterya bölgesinde öyle konuşulur mu densiz.. Daha ne diyeyim..  


Ama benden boşananlara  tavsiye konuyu milletin ağzına tıkmak istiyorsanız , hiçbirşey olmamış gibi “olur canım” deyip oradan topuklamak elzemdir. Bu arada olayın olduğu gün doğum günümdü, sabah ta ex şirkete gül göndermişti.. Anlayacağınız milletin iyice kafası makara olduJJJ


Ha.. o güller ne oldu dersiniz? Soldu ..soldu..soldu...vee çöpü boyladı:):):):)

8 Ekim 2014 Çarşamba

Grafiker mi!!!

Benden uzak dursunlar. Bu grafikerler bende uzak dursun anacım.. Muntazam olacak muntazam olacak diye diye. Benim taslağım böyle değildi diye diye ..telefonda kafamı ütüledi...bu nedir ya.. Hem projenin asıl sahibi olsun hanımefendi hemde hiçbir çalışmaya  "çok yoğunum" diye katılmasın.. Sonra da taa 6 ay önce yaptığı taslakla ahkam kessin. Biz o taslağın üzerinden kaç tane toplantı yaptık hatta sende katıldın, değişiklikleri ben k.ç.m..mı uydurdum şimdi beğenmiyorsun?Hııı? Sorarım size dostlar ben bu kişiye sinirlenmeyeyim de  ne yapayım? Ben de bir güzel" bu projenin asıl sahibi sizsiniz.. şu şu toplantı odasında danışmanlarla çalışıyoruz, buyrun gelin burada fikirlerinizi paylaşın" demişim çok mu (e tabi arada başka sert sözlerim de olmuştur)? Bekar Hanım beni azarladı diye kosssskoca kadın sen git direktörüne şikayet et.. Güleyim mi ağlayayım mı, bilemedim. Neyse ki direktörle konuştuk , benim niyetimi anladı.Amacım üzüm yemek bağcıyı dövmek değil, iş yürüsün.. Direktörle de aram fena değildir. "O çok naif, kırılgan, sen birazcık alttan al falan filan" neyse hanımefendi geldi  yine çok yoğunmuş bugünkü çalışmaya katılamayacakmış, surat düşmüş.. Ne diyeyim ben Allah'ım.. Bilemedim. Evet insanları kırmakta istemiyorum ama burada da sizin enayiniz yok.. Hiiiç kusura bakmayın. Emeğimi yedirtmem yani.



Moliere mi???

Moliere'in di galiba..İnternette aradım metni ama bulamadım malesef:(

Üniversitede tiyatro kulübünde çalıştığımız kitapta bir metin vardı. Gölcük depreminde  askerliğini yaparken rahmetli olan çok değerli bir arkadaşım vardı. Bu akşam rahmet istedi demek ki... Yattığı yeri malesef kimse bilemiyor, kayıp oldu ve bulunamadı:(

O'nun o kitaptan okuduğu bir metin vardı; evirip çevirip, değiştirip cümleyi felsefe yapardı:

"Başka adamların başka karılarını aldatan çok adam gördüm ama benim gibisini görmedim"  

ya da 


"Başka kadınların başka kocalarını aldatan çok kadın gördüm, ama benim gibisini görmedim"


Seviyorum kelime oyunlarını...