25 Haziran 2014 Çarşamba

Thomas Gordon Okuyorum.. Etkli Anne Baba olmak..-III-

Kaybeden-Yok-Yöntemi

Otoritenin bir çok insan tarafından farklı algılandığı durumlar var. Bazı insanlar otoriteyi, bilgi beceri, o konuda söz sahibi kişi  (örneğin bir profesör için ) otorite kabul ediliyor ve söylediği herşey ilk andan doğru olarak algılanıyor;  bazıları da  güç, baskı, zorlama gibi algılayabiliyor otoriteyi. Yani bir patronun otoritesi gibi, ona karşı gelirsen işinden olabilirsin. Ya da anne babaya karşı gelirsen ceza alabilirsin  gibi.  

Ailelerde yapılan çalışmalarda  ise çocuklarını büyütürken anne-babaların iki otorite yöntemi kullandıkları görülmüş.
1.Yöntem: Güç temelli disiplin à Ebeveyn kazanır, çocuk kaybeder (Çocukta öfke olur).
2.Yöntem: Aşırı hoşgörülülük à Çocuk kazanır,  ebeveyn kaybeder (Ebeveynde küsme olur).

Etkili Anne-Baba Eğitimleri’nde 3. Bir Yöntem tavsiye ediliyor: Kaybeden-Yok-Yöntemi
Buna göre; ne ebeveyn ne de çocuk kaybediyor. 6 Adım’ı var. Amaç burada çocuk ile beraber hemfikir olup sorunu çözmek. Ben burada ikizlerimden biri ile ilgili yaşadığım bir problemi örneklendirerek bu adımları anlatmak istiyorum.
1.Adım: Sorunu Tanımlamak: Kızımın sürekli kıyafet değiştirme isteği var ve yazlık-kışlık farketmeden uygun olmayan kıyafetleri seçip, giymek için diretiyor. Ve inadından vazgeçiremiyorum.
2.Adım: Muhtemel Çözümler Üretmek: a-Kışlık kıyafetleri görmeyeceği bir yere kaldırmak.
                                                                         b-Giyeceği kıyafetleri belirlemek için beraber oturup seçim yapmak. Kızım buradan sevdiğin kıyafetleri seçer misin? Sevdiği kıyafetler bir kenara ayrılır.
                                                                             Kıyafetleri sınıflandırarak yapmak daha da kolay olabilir. Parka giderken giyilecekler (tayt vs.), gezmeye giderken giyilecekler, yatarken giyilecekler vs.
                                                                         c- Seçtiği kıyafetler için ona ayrı bir çekmece ayarlamak.
                                                                         d- Kıyafet dolabına hangi kıyafetleri ne zaman giyebileceği ile ilgili resimlendirerek  anlatmak, resimleri dolaba asmak.
3.Adım:Çözümleri değerlendirmek: Kızım ile bunları belirledikten sonra üzerinden geçerek iyice anlaması için yaptıklarımızı tekrarlıyoruz.

4.Adım:En iyi Çözüme karar vermek: Anlaşmaya vardığımızı onaylıyoruz. Bu konularda hemfikir miyiz? Hemfikir ne demek? Benim dediklerimi anladın ve senin için de uygun olduğunu kabul ettin demek.. Böylece kızımla hemfikir oluyoruz.

5.Adım: Kararı Uygulamak (İlk gün zor olabilir)


6.Adım :Çözümün başarısını değerlendirmek.

Adımların sıralaması her zaman önemli olmayabilir. Ama ilk beş adım çok önemliymiş..

Umarım başarılı olur ve her iki tarafında mutlu olduğu bu çözüm hepimize faydalı olur. 

Güçlü bekar annelere.. Sevgilerimle..

23 Haziran 2014 Pazartesi

Kadın Sığınma Evi Gibiyiz Valla....

Allah'ımmm sabahleyin bir curcuna bir curcuna...3,5 yaşında iki tane hiç susmayan küçük bayan, anneanne, bakıcı ablamız ve O'nun kızı..

Banyoda saçımı tarıyorum, bir gürültü , bir telaş, herkes bir oda da.. Biri kahvaltı hazırlamaya çalışıyor, ikizler ellerinde tef coşmuşlar. Ne oluyoruz yaa sığınma evi gibi olduk valla dedim... Ex kocanın dediği gibi "mağdurum da mağdurum.. mağdurum da mağdurum...:):) hehaheahhha:)" çok güldüm ya sabah sabah kendi kendime...



SGK Doğum Parası..Ex Koca!

Bilmiyorum bu konuda bilgisi olan var mı? Ama ben doğum izninde iken maaşımı SGK verdi. Benim bildiğim doğum parası bu. Şimdi çocuklar neredeyse 4 yaşına gelmiş, Ex koca tutturmuş 3-4 brüt maaş doğum parası her bir çocuk için veriliyormuş diye.. Ben daha ne diyeyim? Adam evden gittikten sonra bunları takip etmeye başladı. Herşeyi ile  ben uğraştım,şimdi  adam atmaca! Bir de yine bana diyor: araştır, muhasebeye sor diye.. Çok merak ediyorsan sen sor.. sooor...sorrr.. Adamı hasta ederler ya..  Bir kere de sen sor  ya...Bu kadar mı bencil olur insan.. Ona sorsan ama herşeyi o yapmış vs. Beyefendi " yönetilmek" istiyormuş:) Bana böyle dedi ya. Ya davar mısın ki sen güdülmek istiyorsun:):):) Zaten gizli yönetiyordum seni, sen farkında değildin şekerim:) Her istediğim yapıldı, daha anlamadın mı?


Tüm güçlü bekar annelere, Sevgilerimle.

19 Haziran 2014 Perşembe

Ziyaretçiler...

Yıl 1983-1984... herhal  tam emin değilim ama..Ziyaretçiler dizisi vardı, her Pazardı galiba. En çokta fareleri kere de ağızlarına götürüp yeme sahneleri var ya.. Hayatta unutmam. Sanmayın ki korktuğum, iğrendiğim vs birşeyden unutmadığımı. Hoşuma bile giderdi. Vay anasını derdim, koca fareyi nasıl yiyorlar. Acayip bir durum biliyorum.Ama ne bileyim bayılırdım bu diziye. Çok değişik gelirdi. Hayal gücümü zorlardı sanki..
Ne zamandır aklımdaydı ziyarteçiler'i yazayım diye. Ne bilem işte paylaşmak istedim (fare istedi canım herhal:) çatlak mıyım ben ya..)..


Sevgiler.... (bu yazıda böööle sevecen bir kelime de abes mi kaçtı ne...)