17 Ekim 2015 Cumartesi

YOLA DEVAM

Şimdi...
Dedi ki:"Yapamayız, olmaz"..
"Ağzımıza sı.rlar" dedi.
Eh madem öyle dedim, başkaları yapacağına biz birbirmizin ağzına...
Neyse.
E şimdi ne oldu derseniz, hüzün, ayrılık, yalnızlık, boşluk.
Hep aynı hikaye dimi bu yazdıklarım.
Herhalde herkesin başına gelen, benzer ilişkiler doludur.
Peki ben şimdi soruyorum.
İnsanlar nasıl yoluna devam ediyorlar?
Sordum, cevap vermek size kalmış?

14 Ekim 2015 Çarşamba

ZAYIFLIK MI? HAYIR DUYGULAR SADECE...

Hep Amerika'ya gitmek, yerleşmek istemişimdir. İnsanların oradaki yalnızlığından birçok kişi oraya yerleşemeden dönse de, ben o yalnızlığı seviyorum.
Kimse karışmıyor.
Kimse yargılamıyor.
Kimse etnik kökenine bakmıyor.
Kimse dinini umursamıyor.
Kimse kimsenin kişisel hayatının içine girmiyor.
Sen sokmak istesen bile "personal" deyip dinlemiyor.
En doğrusu...
Bizim vıcık vıcık ilişkilerimizde aslında duygusal zayıflığımızda anlattığımız hislerimizi, yaşadıklarımızı bir bakıyorsunuz sakız olmuş o umarsız pis ağızlarda...
Kaç kere anlatmayacağım desenizde nefis denen iradeye bağlı ince ip kopabiliyor zayıf anlarınızda.
Ve sonra ne mi oluyor?
Hep zayıfsınız o kişilerce.
Hep aykırısınız.
Hep kolaysınız.
Hep savunmasız.

Saygı duyalım efendim, insanların özbenliğine sadece. Bunu yapalım gerisi gelir.

TAPINAK

Bu karanlık acı dolu günlerde çevire çevire dinlediğim hüzünlerimin şarkısı"Rainbow-Temple of King"..
Buyrun efemmm..

https://www.youtube.com/watch?v=ZUpxniZBb5s

Lütfen insanlar, başkalarının pis işleri yüzünden ölmesin artık...

Not: Müslüm Baba'nın "Affet" cover'ının kaynağıdır.

6 Ekim 2015 Salı

KABUS

Hani uyanmak istersiniz uyanamazsınız!
Gerçekmiş gibi, içinizin en derinliklerinde sevgiyi, nefreti, bazen aşkı ve bazen de İHANETİ iliklerinize kadar hissedersiniz ya... İşte ben bu gece İHANETİN KABUSU nu gördüm.
Uyandığımda hemen Allah'a dua ettim, kurtar beni bu duygudan diye.
Uyandıktan sonra bir saat boyunca geçmedi o his. O gerçeklik hissi.
Ne kadar içime atmışım.
Atlattım sandığım ama atlatamadığım ne kadar acıtan duygular varmış.
Ne kadar çok yaralamış beni.
Ne kadar  kötüymüş o çaresizlik hissi.
O'nu unuttum, ihanetini atlattım, düzenimi kurdum dedğim noktada, gelir bir rüya altüst eder sizi iki dakikada.
Şoktayım, o hislerin yoğunluğundan, kendimi tanımamış olmamdan dolayı.
Aslında galiba içimde büyüttüğüm koca bir ur'muş bu ihanet.
O duygularla başettim, ben bu işi hallettim derken nasıl da bu kabus beni yerle bir etti.