6 Şubat 2015 Cuma

KIZ GİBİ "KAHRAMANIM"


Bayıldım, bayıldım.. Şu Nil Karaibrahimgil'in reklam şarkısına bayıldım. Hep birlikte ikizlerle söylüyoruz.


       Yapamazsın sen deselerde
      Hem çocuk hem kariyer yaptıysam
      Oooooo Aaaaaaa
     O yılmayan kızlar gibi
     Oooooo Aaaaaaa
    Sönmeyen yıldızlar gibi

Kız gibi yap ol kahraman...

TEK BAŞINA...

Hiçbir zaman yemekhanede masasına oturulan kişi olmadım.

Hani böyle tek başına girdiğiniz ortamlarda, yalnız yemek zorunda kaldığınız yemehanelerde tek başına oturduğunuz koca masaya herkes bakar da kimse gelmez oturmaz ya. Benim hep böyle olur. Okuduğum dönemlerde yurtta kalırken gece yemekhaneye indiğimde de öyle olurdu. Yanlış anlaşılmasın. Arkadaşlarımla berabar isem tabiki böyle bir durum olmaz. Ama benim dediğim tıka basa dolu yemekhane, oturacak zar zor yer vardır. Yine de gelip oturmazlar yanıma. Neden mi?

Öyle bir dua ederim ki, "Allah'ım ne olur buraya oturmasınlar" diye.. Hiç sevmem yabancıları:) Gerçekten. Tek başına yemek yemeye de bayırılırım. Evliyken bile tepside herkes yattıktan sonra ya da herkes yedikten sonra mutfakta yerdim yemeğimi. Kalabalık yerde tek başıma kalmaya bayırılım:) 
Beyle işte....:) 


3 Şubat 2015 Salı

İNSANLAR, HAYVANLAR, FARELER!!!


İnsanlar…Surat yapanlar, arkandan konuşanlar,seni sevenler, seviyormuş gibi yapanlar, kıskanıldığını sananlar, kıskananlar,aynı seviyede olduğunu sananlar, kültürsüzler…
Aslında neyi anlıyor ve görüyorum biliyor musunuz. Tek dostum  “BENİM”. 
Hedefim daha az konuşmak, daha az dertleşmek, susmayı öğrenmek, kendime yetebilmeyi
öğrenmek. Boşanma arifesinde o zayıf anında, zayıf yanını gören insanlar isteyerek ya da istemeyerek zaman içinde seni kullanıyorlar kullanmak istiyorlar. Nedir bunlar: Onlara itaat etmeni isterler, yanlış düşündüğü anlarda da onların yanında olmanı beklerler, yoksa ihanet etmişsindir. Sana seni kırdıklarını düşünmeden istediklerini söyleyebileceklerini hak görürler, senin rencide olman önemli değildir, çünkü zaten boşanma arifesinde  yeterince rencide olmuşsundur. O da bir tanecik yapsa ne olur, değil mi? İstedikleri gibi somurturlar senin minnettar duygularını kullanırlar. Ve çoğu da bunu farkında olmadan yapar.
Onları yine de suçlamıyorum, kötü niyetli değiller, psikolojinin getirdiği davranışlar bunlar.



 Bundan dolayı etrafınızdaki arkadaş, dost, aileden kim varsa asla sonuna kadar herşeyi paylaşmayın, ya da paylaşmayın yaw. Gidin internetten tanımadığınız sizden çıkarı olmayan biri ile dertleşin. İlla içinizi dökmek istiyorsanız...

31 Ocak 2015 Cumartesi

YASTIĞA SARILMAK

Evet..Canım sıkkın. Sabahın köründe ağlayarak uyandım. Hani gözyaşların sular seller gibi akar ya. Ama hıçkırık sesi olmaz. Sadece çeşme gibi akar o gözler. Şu an öyleyim. Yazarken de. Rahatlamak için yazıyorum. Unutmak için. Ha pardon yanlış anlaşımasın Ex ile hiç alakası yok. Aklıma bile gelmedi.
Konu; işyerinde yöneticimin canımı çok sıkması. Herkesin önünde söylediği  bir cümle kullanması. Bana talimat vermesi, Ve bunu söylerken sadece hissettiği, gerçeklere dayanmayan bir duruma istinaden bunu yapması. Sonrasında ekip arkadaşım gidip neden böyle bir şey yaptığını sorduğunda da öyle hissettim demesi.. Anlayacağınız yanlış anlaşılmalar hala hayatımı kötü etkiliyor:( İnsanlar egolarını tatmin etmek için ya da ben yöneticiyim demek için ne meraklı imiş..İnsanların kalplerini kırmak ya da kişiliklerini rencide edecek davranışlarda bulunmak ne kolay geliyor bazen. Güçlüyüm ezerim havasında herkes.

Kırmızı yastığıma sarılayım ben yine müsadenizle:(