13 Ocak 2015 Salı

DAHA DAHA DAHA...


2015 hızlı başladı, İş hayatım oldukça yoğun. Ex gelip gidiyor,ikizleri  görüyor.Kardan evde mahsur kaldı çocuklar. Eve gelip gidince babaya tekrar alışmaya başladılar. Ama sabahleyin ikizlerden birinin sinir krizi ile yanlış yaptığımızı düşündüm ve ex ile paylaştım. Çocuklar galiba yanlış fikirlere kapıldılar ve tekrar biraraya geleceğimizi düşündüler vs. gibi. Ex'e gelmemesini, haftaiçi birgün, ve haftasonları olarak rutine bindirmemiz gerektiğini söyledim. Yazdım yazdım. Tek kelime cevap geldi "bakalım". Öküz diyeceğim bir arkadaşım alınaca;k ama tam duyarsız bir öküz işte.Hala O'nu istediğimi düşünüyor herhalde ama durum şöyle: Daha çok alışıyorum uzak olmasına. Araya mesafe girdikçe bazı şeyleri daha net görüyorum. Daha çok kendimi bulmaya başladım. İşimi daha çok sevdim. Yapmak istediklerimi görmeye başladım.Ve evde futbol yok artık. Sevdiğim bir takım olmasına rağmen, ardı arkası kesilmeyen yorumları izlemekten gına gelmişti. Ohhhh, rahatlık gibisi var mı, özgürüm, özgürüm, özgürüm:)
Aynen böyle hissediyorum ve iyi geliyor böyle hissetmek.



Not: Ben de birçok blog okuyorum, paylaşımlarda bulunuyorum, başkasının hissettiği şeyler yakın geliyor ve ben de hislerimi paylaşıyorum. Sonuçta burası blog, günlük. Hiçbir kaygım yok, hiçbir amacım yok. Hissettiklerimi yazıp rahatlamak istiyorum sadece. İdol olmak değil derdim, ya da benim gibi boşanmış annelere öüğtler vermek gibi mesaj kaygım yok. Bu kadar işte.
 Bundan dolayı sevdiğim ;xCoach Incompréhensible un son günlerde başına gelenlere üzüldüm. O'nunda benim gibi ticari kaygısı olmadığını düşünüyorum? Bilemem gerçi, ama hırçın bloggerlardan Allah beni korusun. Ne çetin bir dünyaymış. Ben birinci olacağım, ben birinciiiiiiiiiiii.

Öpüldünüz efem:)

Not2: Bundan sonra daha kısa yazacağım bir de...

4 Ocak 2015 Pazar

TEK BAŞINA GEZMECE...

Ağva'ya gittim ben, tek başıma onca yolu bir başıma BEN araba kullanarak gittim:) Maceralı idi. Planlamadığım bir gezi oldu (öncesinde arkadaşlarla plan yaptık ama onlarla olmadı:( ).

Nehir kıyısında bir restauranta gittim önce.

Aşağıda resmini gördüğünüz güzel şöminenin başına oturdum.


Sonra burası yandı:(

Gerçekten ... Şöminenin bacasını temizliyormuş iki saf, içine bezi düşürmüşler galiba, o alev almış, Her taraf birden duman oldu. Hortum tutttular falan, ben çıkarken en son itfayiye çağırıyorlardı. İşte araştırmadan, bilmeden gelirsen böyle olur.

Neyse ki arkadaşım (ki kendisi bu yazıyı okuyunca O'ndan bahsettiğimi anlayacaktır), yönlendirdi de, hatta "Sen Ağva'da değilsin" diyerek beni şehrin merkezine doğru mesajla kovaladı "Çık oradan çabukk":) der gibiydi.

Böylece günün geri kalanını kurtadım da, çok keyifli bir gün geçirdim. En keyif aldığım balık yediğim restorandı öncelikle, nehirle denizin birleştiği yerde. Ve sonrasında da Şile-Ağva arasındaki orman yolu. Muhteşemdi. Anlatamam.
Alın bir kare daha...





1 Ocak 2015 Perşembe

LAPİN'den YENI YIL MESAJI

Ikizlerimle sade bir yılbaşı geçirdik. İşten geç geldim, geldiğimde ex evdeydi. Bizimle oturdu yemek yedi, sonra annelerine gitti, yılbaşı geçirmek için.Ne doğrudürüst konuştuk ne de birbirimize iyi seneler diledik. Ikizler geç yattılar, ben de geceyarısını görüp, yeniyıla merhaba deyip yattım. Piyangodan 50 TL çıktı, ona sevindim:) 2015 daha hayırlı olsun ve O'nu unutayım diye dua ettim.

İşin aslı dostlar bazen ne kadar güçlü görünsem de, atlatmış görünsem de atlatamadım bazı şeyleri. Beni karısı olarak görmemesi, misyonumuzu doldurduk demesi hala çok ağır geliyor. Itiraf ediyorum: çok sevdim, vazgeçememesine çok sevdim O'nu. Saplantılı şekilde hem de. Zaafım oldu hep. Bana küçücük bir ilgi gösterdiğinde "lapin" gibi atladım hep. İstediği zaman gelip gitmesi benim hep O'na bağlı kalmama neden oldu. Ben hep bir kenarda zor zamanda istediğinde elde edebileceği zayıflıktayım O'na karşı.Malesef...Bunu atlatmam ve unutmam için Allah'a dualar ediyorum, hergün...2015 kararlarımdan biri de bu. Unutmak için and içtim, bencilce de olsa sadece kendimi düşünüp O'ndan korunmam için ne yapacaksam yapmaya karar verdim. Bunun için de;
1- O 'nun mesajlarına cevap vermeyeceğim,
2- Eve kızları görmeye geldiğinde hemen evden çıkacağım, birlikte vakit geçirmeyeceğim.
3- İçipte salak salak mesajlar, mailler döşemeyeceğim,
4- Eski zamanları hatırlatan resim, obje vs. barındırmayacağım, görürsem yok edeceğim.
5- Ailesi ile min. ilişki kuracağım.
6-Özel hayatını merak edip kafamda kurmayacağım,
7- Kimsenin günahını almayacağım ve O'na acıyacağım, çocuklarından uzakta olduğu için.
   O'na göstereceğim tek merhamet duygusu da bu olacak.
 Böeyle işte...

2015 tekli yıl, her zaman daha iyi geçer:) Benim öyle oldu.Umarım sizlerin de öyle olur.
Sevgiyle kalın, mutlu kalın, insan kalın...

29 Aralık 2014 Pazartesi

YOĞUNUM, RAHATSIZ ETMEYİN ÇALIŞIYORUM!

Şimdi bugün ben bir güldüm, bir güldüm. Kahkahalarla güldüm valla.

 [İyice depresif oldum anlayacağız. Akşam hüngür hüngür ağlarken ertesi gün hiç birşey olmamış gibi hayatıma devam ediyorum. Gündüzleri "manik" geceleri "depresif" ="Manikdepresif. ]

Şimdi işyerinde bir arkadaşımız var, sevilen , tutulan tiplerden. Kendi aramızda sürekli ne yapıyor da bu kadar tutuyorlar şunu, işi bilmiyor, kaç kere anlattık hala öğrenemedi vesaire vesaire diye diye çekiştiriyoruz. Evet, çok çalışkan, verdikleri bir işi bizlerden çevreden yardım alıp geceyarılarına kadar hazırlayıp bitiriyor. Burada ben arkadaşlara hep "bitiriyor bakın" diyorum, nasıl yaptığı önemli değil.Sihirli kelime "bitiriyor". Bence sırrı da bu. Şimdi bakınca bu işi ben bir saatte odaklansam bitirebilirim, O ise anca geceyarısı bitirir. Ama sıkıntı şurada, biz bu bir saati o işe ayırmıyoruz, bazen ciddiye bile almıyoruz, laga luga geliyor bazen de. Bir de şu faktör var, yapınca daha çok istiyorlar kardeşim:) Neyse bugün bu arkadaşın bir diyoloğu geyikti hepimiz arasında.Yemekte üst yönetimle aynı masada oturmuşlar, nasıl gidiyor, çocuğun nasıl demişler.O da "valla çocukta benim kadar yoğun" demiş. Hemen bana telefon edip anlattılar. Kızım sen de iki tane var, niye böyle şeyler senin aklına gelmiyor diye...Yaaa işte olay kendini pazarlamakmış arkadaş. Çocukta benim kadar yoğun. Yoğun. Yoğun.
Sen daha inek gibi bilgisayarın ekranına gömül  kızım.. ıııhhhh....