Şimdi ex'in beni aldattığı kadın gündemde... Canım çok sıkkın. Pedagog iş ciddi olmadan tanıştırmayın demişti yani evlilik gibi bir tören vs olacaksa tanıştırılmalı diye belirtmişti. Bu ne kadar doğru bilemiyorum ama işime gelmişti. Beni üzen insanlardan biri olan bu kadın benim için Dünya'daki en kötü insanlardan. Malesef bu üzüntümün % 99 ' U benim Zayıf karakterli eski kocam da olsa, bu Süreci yaşamış bir çok insan gibi ikisinden de aynı derecede nefret ediyorsun ve ölmelerini istiyorsun. Neyse iki hafta önce tanıştırmış ve benim bücürleri de tembihlemiş söylemesinler diye...tabi bücürler öttü. Ortalığı bir ayağa kaldırmışım, perişan ettim ve perişan oldum. Hazmedemiyorum ne yapayım. Yutuyorum yutuyorum ama hazmedemiyorum malesef... Bu haftasonu aldı yine ve Kızlardan biri söyledi görüştüklerini. İçim yandı ağlamaya başladım. Neyseki annem yanımdaydı sakinleştirdi. Sakinleştim mi dersem bilemem, bilemiyorum.. Annem bir de herseye hazırlıklı ol kızım dedi. Durdum bir an tekrar yutkundum. Tevekkül et kızım dedim kendi kendime.. Sende bir gün kızaracaksın yeşil domatesim benim dedim. Hiç üzülme. Sen de mutlu olacaksın sabret sabret sabret...9 Kasım 2014 Pazar
Kış domatesi
Şimdi ex'in beni aldattığı kadın gündemde... Canım çok sıkkın. Pedagog iş ciddi olmadan tanıştırmayın demişti yani evlilik gibi bir tören vs olacaksa tanıştırılmalı diye belirtmişti. Bu ne kadar doğru bilemiyorum ama işime gelmişti. Beni üzen insanlardan biri olan bu kadın benim için Dünya'daki en kötü insanlardan. Malesef bu üzüntümün % 99 ' U benim Zayıf karakterli eski kocam da olsa, bu Süreci yaşamış bir çok insan gibi ikisinden de aynı derecede nefret ediyorsun ve ölmelerini istiyorsun. Neyse iki hafta önce tanıştırmış ve benim bücürleri de tembihlemiş söylemesinler diye...tabi bücürler öttü. Ortalığı bir ayağa kaldırmışım, perişan ettim ve perişan oldum. Hazmedemiyorum ne yapayım. Yutuyorum yutuyorum ama hazmedemiyorum malesef... Bu haftasonu aldı yine ve Kızlardan biri söyledi görüştüklerini. İçim yandı ağlamaya başladım. Neyseki annem yanımdaydı sakinleştirdi. Sakinleştim mi dersem bilemem, bilemiyorum.. Annem bir de herseye hazırlıklı ol kızım dedi. Durdum bir an tekrar yutkundum. Tevekkül et kızım dedim kendi kendime.. Sende bir gün kızaracaksın yeşil domatesim benim dedim. Hiç üzülme. Sen de mutlu olacaksın sabret sabret sabret...4 Kasım 2014 Salı
Bilgisayarım CANLI!!!
Niye kimse anlamıyor ki… Ben
bilgisayarları seviyorum. Gerçekten. Ve hep söylüyorum onların da hisleri var
diye! Ama öyle onları kurcalayıp aşındıracak bir sevgi değil benim ki. O yüzden
ben bir bilgisayarı en üst seviyede ve verimli kullanırım. Nazar değmesin benim
bilgşsayarım kolay kolay bozulmaz. Çünkü amacına uygun kullanırım. Zorlamam
onu. Bana vereceklerini bilirim. Bilinçli kullanıcıyım yani. Bunu niye mi
yazdım. Yine biri geldi yanıma bugün “ off düzeldi” dedi.. “Sizin yanınıza
gelince neden hep düzeliyor” diyor. Eeee dedim, seveceksin bilgisayarı, hor
görmeyeceksin onu. “Aranıza girmeyeyim ama nasıl seviyorsunuz” dedi.. “Mahmutum
benim” diye seviyorum dedim.
Başladık gülmeyeJJ Sonra düşündüm. Niye Mahmut ya? Benim bilgisayarım adı “Enrique
Iglesias”. İşte o kadar .Enrikooomm diye sevicem bundan sonra seni canım
bilgisayarımJ
3 Kasım 2014 Pazartesi
Güçlü Kadınlar: Ben bir Horozum!
Bekar Anne: Kaya Kadar Sağlam Bekar Anne Sevgili arkadaşımın bu yazısını okuyunca biraz silkelendim ve kendime geldim. Bırakıyormuydum kendimi ne... Hemen toparlandım ve çocuklarımla başbaşa iyi bir haftasonu geçirdim. Yüzümü hiç düşürmedim, kural koydum, rutinlerimizi tekrarladım. Sabahta okula hiç ağlamadan güzelce gitti meleklerim. Neymiş.. Anneler bence de güçlü olmalı. ben kendimi düşündüm, annem ağlarken kendini bırakmışken kendimi ne kadar kötü hissettiğimi, savunmasız hissettiğimi. annemi ağlarken gördüğümde annemin ne kadar güçsüz olduğunu hissettiğimi ve hayal kırıklığı yaşadığımı. Tabi büyüyünnce durumun öyle olmadığını anlıyorsun.Ama küçükken öyle hissetmiştim. Ve annem keşke güçlü bir kadın olsa diye düşünmüştüm. Aslında güçlü idi, şimdiki benden bile fazla güçlü belki de. Sadece dıştan bakarken bazı hareketler çocukların farklı algılamasına sebep olabiliyor. Onlar güvenli bir ortam, kendilerinden emin bir anne, kızan ama deli gibi bağırmayan, yeri geldiğinde kural koyan, otorite olabilen anne istiyorlar. Tek dertleri var. Güven ortamı. Çaresizlik asla hissetmemeliler, yönetilmek istiyorlar, yönlendirilmek. Kontrol altında tutulmak, başedemiyorlar çünkü bazı şeylerle..Her zaman ki gibi anneler güçlü olun, sevgiyle kalın.Ve aşağıdaki karikatürü erkekler için yapmışlar. Hanımlar ne dersiniz, tersinden bakınca bizim şimdiki halimiz olmuyor mu?:):):):):)
bekar erkek evli erkek ayrılmış erkek
ve......
ayrılmış kadın evli kadın bekar kadın
30 Ekim 2014 Perşembe
Osmanlı Tokadı
Yazıp ta yayınlamadığım taslaklardan biri...
Geçmişi unutmamak lazım ve unutturmamak (kendime).. Tarih: Ekim 2014
Mayıs ayında boşandık. Ben ayaklarımın üzerinde dik durdum, çocuklarım için güçlü olmam gerek dedim. Ailem arkadaşlarım destek oldular. Sağ olsunlar hep var olsunlar inşallah. Bu güçlü durmam, onu sallamamam ve hayatımın kalanına odaklanıp mutlu olmaya çalışırken, o ne yaptı. Sonradan itiraf ettiği gibi bu durumumu kıskandı ve barışmak istediğini bensiz yapamadığını söyledi. Hemen evlenmek istedi. İnanamadım, kovdum, hakaretler ettim. Yine peşimi bırakmadı. Bayramda ailesi ile bir araya geldiğimizde söz verdi. Çok büyük hata yaptığını burnunun sürtüldüğünü, yuvaya geri dönmek istediğini.. falan filan. Neyse bu ikna çalışmalarından sonra, çocuklarım için bir kere daha deneyeyim, dedim. Ailemin de onayını aldım ve denemeye başladık. Ev tutup bir sürü eşya almıştı. Onları evimize getirmek istedi. Tamam dedim. İyice birleşmiştik, çocuklarımız için bu evliliği kurtarabilirdik belki... Evleri birleştirdik, eşyalar geldi eski eşyalar gitti Falan filan. Taşınmanın olduğu hafta sonu hemen değişmeye başladı. Pazartesi de geldi, ben yapamıyorum dedi. Beni incitecek laflar söyledi. Ben de ona. Ve iki gün sonra gitmek istediğini söyledi evi terk etti. Ailesi geldi, konuşmalar vesaire.. Anlam veremedim olanlara. Ama geçti, yine kendimi toplamaya başladım. Kalbim artık o kadar un ufak olmuş ki, toplarken cam kırıkları gibi elime battılar bu sefer , çok ağır geldi. Neyse, ben yine hayatıma bakmaya devam ettim bir gayret. arkadaşlarımla gezmeye başladım.Bu sırada çalıştığı şirket kapandı.İşi iyiydi ama işsizlik onu iyice bunalıma sürükleyebilirdi. Tekrar yaklaşmaya başladı. Mesajlarla tacizler, hemen evlenelim'ler... Dalga geçtim, ti ye aldım umursamadım. Ama için için de böyle dönüp gelmesi gururumu okşuyordu sanki. Ona göre her yerde ben varmışım falan filan. Ehh kadınız; iyi geldi bu laflar. Arada yumuşamalar başladı. Öncesinde hiç muhatap olmuyordum ama eve gelip çocuklarla oynamaya başladı. Onları uyutmama yardım etmeye başladı.Sinsi bir virüs gibi içeriden beni yiyordu. Sürekli " beni seviyor musun?, sevmiyorsun dimi artık..." vs. Nasıl güveneyim sana dedim, şamar oğlanına döndürdün beni. Yuvam dağılmasın, çocuklarımın başında babaları olsun , eski günlerin hatırına başka kadın olayını görmeden yuttum her şeyi. Yuta yuta karnım oldu kocaman, boynuzlarım Ay'a değmek üzere. Hadi dedim, doğru karar vermek için; önce senin ne istediğini iyi bilmen lazım eski kocacım dedim. Psikologa götüreyim seni kabul mu? Kabul. İlkinde çoluk çocuk hep birlikte gittik, doktor ilaçlara başladı hemen. Hala gidiyor devam ediyor. Ama bu arada ne mi oldu? Haftasına benim bu eve sürekli gelmem, kalmam doğru değil dedi. Eyvallah dedik. Herhalde dedim psikolog çocuklar için bu karar aşamasında böyle söyledi. Tabi benim gibi salaklar iyimser düşüne dursun dimi.Haftasına ev tuttu kendine. Hooop ne oluyorsun dedim. Aldığın kararları paylaşta bir zahmet biz de bilelim. Ayıptır artık dedim. Dedim de dedim. Meğer dostlar kadınla barışmış. Beni aldattığı kadınla, Bu arada gelip gitmeleri hep ondanmış. Hatta ikizlerimi bile bana sormadan tanıştırmış geçen gün. E tabi ikizler öttü hemen. Ahhhh bir tepem atmış. Açmışım telefonu bir güzel burnundan getirdim. Eve geldi akşamına . Bütün kalan eşyalarını çöp poşetlerine doldurdum, kapının önüne attım, defol git dedim. Hakaretlere başladı her zaman ki gibi. İki tane de suratına Osmanlı Tokatı çaktım, Anca gidersin dedim.
Çok yoruldum çooook. Bıktım usandım. Hakaretlerden, kullanılmaktan, kendi salaklıklarımdan. Nitekim dostlar içim çok buruk, ağzımın tadı yok. İnancım tükenmiş insanlara . Ama bugün ikizlerimin okulunda cadılar bayramı kutluyorlar. Turuncu giydirdim onları , Bal kabaklarım onlar benim. Aşklarım işte onlar. Hayatımın yegane gerçekleri. Onlar içinde bugün işe gelirken dua ettim bol bol. Çocuklarımın başından eksik etmesin Allah beni. Onlara sağlıklı, huzurlu mutlu büyüme ortamı sağlamam için de bana güç kuvvet versin. Amin.
Geçmişi unutmamak lazım ve unutturmamak (kendime).. Tarih: Ekim 2014
Mayıs ayında boşandık. Ben ayaklarımın üzerinde dik durdum, çocuklarım için güçlü olmam gerek dedim. Ailem arkadaşlarım destek oldular. Sağ olsunlar hep var olsunlar inşallah. Bu güçlü durmam, onu sallamamam ve hayatımın kalanına odaklanıp mutlu olmaya çalışırken, o ne yaptı. Sonradan itiraf ettiği gibi bu durumumu kıskandı ve barışmak istediğini bensiz yapamadığını söyledi. Hemen evlenmek istedi. İnanamadım, kovdum, hakaretler ettim. Yine peşimi bırakmadı. Bayramda ailesi ile bir araya geldiğimizde söz verdi. Çok büyük hata yaptığını burnunun sürtüldüğünü, yuvaya geri dönmek istediğini.. falan filan. Neyse bu ikna çalışmalarından sonra, çocuklarım için bir kere daha deneyeyim, dedim. Ailemin de onayını aldım ve denemeye başladık. Ev tutup bir sürü eşya almıştı. Onları evimize getirmek istedi. Tamam dedim. İyice birleşmiştik, çocuklarımız için bu evliliği kurtarabilirdik belki... Evleri birleştirdik, eşyalar geldi eski eşyalar gitti Falan filan. Taşınmanın olduğu hafta sonu hemen değişmeye başladı. Pazartesi de geldi, ben yapamıyorum dedi. Beni incitecek laflar söyledi. Ben de ona. Ve iki gün sonra gitmek istediğini söyledi evi terk etti. Ailesi geldi, konuşmalar vesaire.. Anlam veremedim olanlara. Ama geçti, yine kendimi toplamaya başladım. Kalbim artık o kadar un ufak olmuş ki, toplarken cam kırıkları gibi elime battılar bu sefer , çok ağır geldi. Neyse, ben yine hayatıma bakmaya devam ettim bir gayret. arkadaşlarımla gezmeye başladım.Bu sırada çalıştığı şirket kapandı.İşi iyiydi ama işsizlik onu iyice bunalıma sürükleyebilirdi. Tekrar yaklaşmaya başladı. Mesajlarla tacizler, hemen evlenelim'ler... Dalga geçtim, ti ye aldım umursamadım. Ama için için de böyle dönüp gelmesi gururumu okşuyordu sanki. Ona göre her yerde ben varmışım falan filan. Ehh kadınız; iyi geldi bu laflar. Arada yumuşamalar başladı. Öncesinde hiç muhatap olmuyordum ama eve gelip çocuklarla oynamaya başladı. Onları uyutmama yardım etmeye başladı.Sinsi bir virüs gibi içeriden beni yiyordu. Sürekli " beni seviyor musun?, sevmiyorsun dimi artık..." vs. Nasıl güveneyim sana dedim, şamar oğlanına döndürdün beni. Yuvam dağılmasın, çocuklarımın başında babaları olsun , eski günlerin hatırına başka kadın olayını görmeden yuttum her şeyi. Yuta yuta karnım oldu kocaman, boynuzlarım Ay'a değmek üzere. Hadi dedim, doğru karar vermek için; önce senin ne istediğini iyi bilmen lazım eski kocacım dedim. Psikologa götüreyim seni kabul mu? Kabul. İlkinde çoluk çocuk hep birlikte gittik, doktor ilaçlara başladı hemen. Hala gidiyor devam ediyor. Ama bu arada ne mi oldu? Haftasına benim bu eve sürekli gelmem, kalmam doğru değil dedi. Eyvallah dedik. Herhalde dedim psikolog çocuklar için bu karar aşamasında böyle söyledi. Tabi benim gibi salaklar iyimser düşüne dursun dimi.Haftasına ev tuttu kendine. Hooop ne oluyorsun dedim. Aldığın kararları paylaşta bir zahmet biz de bilelim. Ayıptır artık dedim. Dedim de dedim. Meğer dostlar kadınla barışmış. Beni aldattığı kadınla, Bu arada gelip gitmeleri hep ondanmış. Hatta ikizlerimi bile bana sormadan tanıştırmış geçen gün. E tabi ikizler öttü hemen. Ahhhh bir tepem atmış. Açmışım telefonu bir güzel burnundan getirdim. Eve geldi akşamına . Bütün kalan eşyalarını çöp poşetlerine doldurdum, kapının önüne attım, defol git dedim. Hakaretlere başladı her zaman ki gibi. İki tane de suratına Osmanlı Tokatı çaktım, Anca gidersin dedim.
Çok yoruldum çooook. Bıktım usandım. Hakaretlerden, kullanılmaktan, kendi salaklıklarımdan. Nitekim dostlar içim çok buruk, ağzımın tadı yok. İnancım tükenmiş insanlara . Ama bugün ikizlerimin okulunda cadılar bayramı kutluyorlar. Turuncu giydirdim onları , Bal kabaklarım onlar benim. Aşklarım işte onlar. Hayatımın yegane gerçekleri. Onlar içinde bugün işe gelirken dua ettim bol bol. Çocuklarımın başından eksik etmesin Allah beni. Onlara sağlıklı, huzurlu mutlu büyüme ortamı sağlamam için de bana güç kuvvet versin. Amin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


