1 Eylül 2014 Pazartesi

BOMBAAAA...

...GİBİYİM...                                  
Bu sabaha acayip özgüvenli ve mutlu kalktım. Kızlarım; okulun 2. günü okula gitmek istemediklerini:( söyleselerde valla ben pozitif olduğum için herhalde okuldan ayrılırken süperdiler. Maşallah diyorum kediciklerime...

İşyerinde bazı değişiklikler var bu dönemde, bu da beni gerdi birazcık. Ama bilgi ve altyapıma baktığım zaman, bu haftayı atlatırsam yeni gelen üst yöneticimizle gayet uyumlu çalışabileceğimizi düşünüyorum. Durgunluk halimden dolayı ben proaktiflik gösterememiş olabilirim. Ama bunu atlatırım ben ya:) Ezik halimden kurtulayım bir... Eziiikk miyim  u...l..eeennnn benn. 
HAVUÇLU KEK TARİFİ:

4 adet ex koca yumurtasını kafasından kırın; 2 su bardağı şeker ile iyice eriyene kadar karıştırın ki ex kocanın acı tadı iyice gitsin..
2,5 su bardağı bembeyaz un, 2 tatlı kaşığı tarçın, tabiki kabartma tozu ve vanilyayı bir kaba hazırlayın.
2 adet ex koca tipinde havucu iyicie rendeleyin anacım. 1 limonu rendeleyin, rendelerken kocanın kafasını rendelediğinizi düşünün...
Sonra ex kocanın gözleri büyüklüğünde (siz anlarsınız) cevizleri iyice dövün, ben bayağı eze eze hal oldum  çekiçle iyice canını çıkardım cevizlerin..  1 bardak kadar olsun...

Hepsini karıştırın, cehennem sıcaklığında pişirin, sonra da çöpe atın, gidin kendinize bir kahve yapın.. OHH be hayat güzel deyin..








Okulun İlk Günü:)

İkizlerle akşam geç saate kadar dolaştık (geç saat dediğim 22:00 oluyor tabi ki:) ... Ne isterlerse aldım, balon aldım, şeker aldım, pasta aldım... kuzenleriyle oynadılar. alışveriş merkezinde oradan oraya koşturdular. Tabi akşamda pestil gibi uyudular. Sabahta okul:) Allah'ım şükürler olsun ki o kadar güzel hiç problemsiz kalktılar, hazırlandılar ki. Okulda öğretmenlerine sarıldılar.. Nasıl mutluyum, nasıl özledim şimdiden onları. Kokularını, dokunuşlarını, yumuşacık yanacaklarına mucccuuukkk diye yapışıp  öpmeyi:) Kuzularım benim. Allah'ım sana şükürler olsun, onlara sağlık sıhhat ver yarabbim.

30 Ağustos 2014 Cumartesi

Gülücük...

Sadece....


"Aldatanlar aldatmakla yetinmezler; onlar, ihanete uğrayandan bunun için üzülmemesini, kahırlanmamasını, dertlenmemesini, sevdiğinin bir başkasıyla yaşadığı hazzın üstüne kendi acılarının gölgesinin vurmasına izin vermemesini de isteyecek kadar BENCİLLEŞİRLER. İhanetin yarattığı ve hem aldatanın hem aldatılanın hayatına yayılan kederli gölgeyi, isterler ki aldatılan temizlesin, aldatanı vicdan azabından, suçluluktan, bir başkasını haksız yere üzmüş olmanın utancından kurtarsın; bunu elde edebilmek için aldattıklarının önünde alçalmayı, kendilerine acındırmayı, gülünç şaklabanlıklarla bir gülücük koparmaya uğraşmayı mubah sayarlar ama ne yaparlarsa yapsınlar bu armağanı aldattıklarından alamazlar; aldatılan, elinde kalan son silahı asla kendini aldatana gönül rızasıyla teslim etmez."


Ahmet Altan,  "İsyan Günlerinde Aşk"...


29 Ağustos 2014 Cuma

Sünger Kafa-2

Aha da ben!! Niye kolay kandırılıyorum?  Çok mu safım? Çok mu iyi niyetliyim? İnsanların söylediği güzel sözlere inanıyorum hemen. Kandırıldığımı aldatıldığımı hepsini bu bloğu okuyan herkes biliyor, yaptığım salaklıkları da.
En büyük salaklıklarımdan biri onu tekrar kabul etmem, şiirlerine, mesajlarına, güzel davranışlarına, sarılmalarına aldanmam oldu.. Ne oldu 2 ay sürdü. Evi taşır taşımaz pişman oldu ve yine benim istediğim değil, onun istekleri oldu. Yapamıyorum, edemiyorumlarla, evden gitti akşam. Gitmek mi istiyorsun "Evet".. "Akşam gel eşyalarını al , git o zaman"."Tamam." Bu kadar basitti kelimeler.. Ya gecem nasıl geçti derseniz, anlamsız, yüklü, ağır, kalbimi bir mengenenin arasına almışlar sıkmışlar gibiydi. Acayip koydu.
İlki bu kadar koymamıştı. Ne yaparsın, çocuklarım için güçlü olmalıyım yine. Gün sayıyorum kendimce.. 2 gün sonra daha iyi olacağım, 1 hafta sonra daha iyi olacağım... diye diye avutuyorum kendimi.
Sizin anlayacağınız dostlar acayip şeyler yaşadım bu son 6 ayda.. Benden daha acayipleri de vardır kesin. Allah herkese sabır versin.
Çocuklarımla paşalar gibi huzurlu mutlu yaşamak nasip etsin..Bir dostun dediği gibi "yalnız yaşlanma ihtimalin de var onu da düşün".. bu lafta koydu. İki çocuk var bir de.. Gayem yanımda biri olsun değildi hiçbir zaman ama ileriki hayatıma yönelik güç pınarlarımdan birini eksiltti bu söz sanki.. Ne var yalnız olayım, dostlarım olsun, çocuklarım sağlıklı olsun. İlla yanımda yaşlanırken biri olsun diye biri olacaksa bu mudur mutluluk, bu mudur huzur... ne bileyim o biriyle birlikte olabilecekken ben yalnız:( Daha ne kadar depresif olabilirim şu an bilemedim :) Acıyı mı seviyorum leuun ben.. Yoksa hasta olan ben miyim? Vallahi kafayı yedirtecekler bana:) Aklımı koru sen yarabbim..